Kadın Kadına Mülteci Mutfağı açıldı

Kent
Görünüm

Suriyeli Mülteciler konusu yedinci yılını bulurken çoğu devlet kurumunda “ihtiyaç sahiplerine yardım” yaklaşımından öteye herhangi bir uygulama göze çarpmıyor.

Oysa hem onların hem mahallelerini, iş yererlini paylaştıkları yerli halkın birlikte düşünüldüğü, insanca yaşama uygun şartlarda politikalar geliştirmek gerekiyor. “Peki nasıl olabilir?” sorusuna bir cevap Okmeydanı’nda kurulan Kadın Kadına Mülteci Mutfağının kuruluş hikayesinde saklı. Mutfağın hikayesini Okmeydanı Sosyal Yardımlaşma Derneğinden Songül Yarar ile konuştuk.

Kadın Kadına Mülteci Mutfağı fikri ilk ne zaman ve nasıl ortaya çıktı?

İlk olarak iki yıl önce Mülteciler in acil ihtiyaçlarını elimizden geldiğince karşılıyorduk OKDER (Okmeydanı Sosyal Yardımlaşma Derneği) olarak. Daha sonra çocuklarla geldikleri için okul sorunları için milli eğitim ya da Mahalle Okulu ile görüşmeler yapıp okula kayıtlarını sağladık. Daha sonra aşı, sağlık vb. sorunlarını çözmeye duyurmaya çalıştık. Gördük ki bu çalışmayı yapan, destek olan onlarca insan var. Herkesin bir katkısı oldu ama bu yardımların bir sonu olmalıydı. “Bu kadınlar nasıl kendi ayakları üzerinde durabilirler” diye, mülteci kadınlarla düzenli toplantılar yapıldı. Bu toplantılarda şu ortaya çıktı çocuk sayıları çok olduğu için kadınlar dışarıda çalışamıyorlardı. “En iyi ne yapılabilir” diye tartışınca, reçel, turşu vb. gıdalar yapabildikleri ortaya çıktı. Mutfak fikri kadınlarla yapılan toplantılarda çıktı. Kadınlar ismini tartıştı buldu: Kadın Kadına Mülteci Mutfağı.

Şu anda mutfakta kaç kadın var?

Çok sayıda mülteci kadın var. Ama bunların ilk 17 si ile ise başlandı. Daha büyük projeler olsa daha fazla kadın katılabilir. Bu kadınların hepsinin bir grubu var, en iyi yaptıkları işe göre, elma, ayva, nar, kabak ve turşu grubunda ekipler halinde üretiyorlar.

Reçelleri çok güzel. Başka neler yapıyorlar?

Kendilerine özgü reçel yapım yöntemleri var. Başta da anlattığım gibi turşu yapıyorlar. Yemek siparişi alıyorlar. Suriye’ye özgü yemekleri var, humus, falafel vb. isteğe göre bu yemekleri yapıyorlar. Şu an bir menü katalogu hazırlanıyor. Yeni neler yapabileceklerini düşünüyorlar, tartışıyorlar. Özverili bir şekilde üretiyorlar.

Açılışta çok ciddi bir emek verilerek profesyonel bir mutfak yapıldığını gördük. Kimlerin emeğiyle nasıl bu hale geldi mutfak?

Evet çok büyük emek harcandı mutfak için. İlk önce dürüst, şeffaf, açık, çıkarsız bir çalışmanın ürünüdür mutfak. Çok zor durumdaki insanlara uzatılan elin, görülmesi ve “ben böyle güzel bir şeye ne katkı sunabilirim” denmesi ile başlamıştır.

Şöyle bir atasözü vardır. Çanağında balın olsun, gelir arısı Bağdat'tan. Güzel şeyler üretilirse bunun reklamını yapmaya gerek yok. İlla ki gönüllüleri sizi bulur. Gerçekten de tanımadığınız Türkiye’nin ve dünyanın dört bir yanından insanlarla tanışıyorsunuz. Bu çok güzel bir şey.

Kadınların bundan sonraki planları nelerdir?

Kadınların bundan sonraki planları üretip, yeni siparişler alıp para kazanmak. Birlikte öğreneceğimiz daha çok şey var, kazanırken dayanışmayı paylaşmayı öğrenip daha çok kadının ayakları üzerinde durmasını sağlamak ve bu deneyimi paylaşmak gibi.

Bu proje başka yerlere de transfer edilebilir mi?

Bu proje kimsenin babasının mali değil. Özveri ve gönüllülük olduktan sonra her yerde uygulanabilir.

Bu projenin Mülteci Kadınlar üzerinde nasıl bir etkisi oldu?

Kadınların yaş grubu 25 den 60 a kadar, her yaş grubuna etki ettiği görülüyor. Daha önce çok evlerinden çıkmayan insanların başka insanlarla iletişime geçmeleri onları geliştiriyor. Ufuklarını açıyor. Aynı sorunları yaşayan kadınlarla buluşuyorlar, konuşuyorlar hayatlarını örgütlüyorlar. Okmeydanı’ndan Kadıköy’e gitmek vapura binmek onlar için çok değişik bir şey. Bunu öğrendiklerinde onlarda başkalarını götürüyorlar. Başka ihtiyaç sahiplerini artık onlar buluyor.

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi