Konak Tüneli açıldı ama riskli eksikler giderilmedi

Kent
Görünüm

Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun genel seçim öncesinde hizmete açtığı Konak Tüneli'nde havalandırma, haberleşme, yangın algılama ve ihbar, trafik kontrol, anons sistemlerindeki eksiklikler 2 aydır tamamlanamadı.

Yapımına 2011 yılında başlanan  1670 metre uzunluğundaki Konak Tüneli, içindeki mekanik ve elektrikle ilgili donanımları tamamlanmadan 7 haziran seçimleri öncesi hizmete alındı. Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 25 Mayıs'ta açtığı iki gidiş iki geliş olan tünelde, haziran ayından itibaren her iki tüpte birer şerit trafiğe kapatıldı. Tüneldeki eksikleri tamamlamak için yapılan çalışmalar yavaş ilerledi. Açılıştan sonra iki ay geçmesine karşın henüz eksiklikler tamamlanamadı. Konak Tüneli'nde standartlar havalandırma sistemi, yangın algılama ve ihbar sistemi devreye girmedi. Tünelde olabilecek bir kazada telefon ve anons sistemi henüz bulunmazken, sürücüleri hızları konusunda uyaran ve düzenleme yapan trafik kontrol sistemi de çalışmadı. Uzmanlar tünelin bu eksikliklerle açılmasının riskler taşıdığı ve hata olduğu uyarısı yaptı. Karayolları Bölge Müdürü Abdülkadir Uraloğlu ise hayati ve trafik güvenliğini etkileyecek eksiklikler olmadığını, montajların sürdüğünü ve gerekli önlemlerin alındığını açıkladı. 

Eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın “İzmir’deki çılgın projem” dediği Konak Tüneli inşaatı skandallar zincirine dönüştü. Bir ucu Konak Bahri Baba Parkı’na, diğer ucu ise Yeşildere Caddesi’ne çıkan tünel işi, Ege Asfalt A.Ş’ye 150 milyon TL karşılığında ihalesiz verildi. Yüzde 50′si Dere Madencilik ve İnşaat Şirketi’ne, diğer hisseleri de çok sayıda ortağa ait olan Ege Asfalt A.Ş. inşaata başlarken fizibilite ve zemin etüdü yapmadı. Projesi yoktu. İzmir’deki kurum ve kuruluşların görüşü alınmadan şehrin ortasında girişilen çalışma imar planlarında yer almadı. Ulaşım ana planı ile bağlantı kurulmadı.

Trafik etüdü yapılmadı. İşe başlanırken bölgedeki tarihi, kültürel ve doğal değerler hakkında arkeolojik ve doğal SİT değerlendirmesi yapılmadı. Bölgedeki heyelan riski, yeraltı sularının etkisi ve İzmir’in birinci derece deprem kuşağında yer aldığı gerçeği dikkate alınmadı. Jeolojik, jeofizik ve geotik çalışmalar gerçekleştirilmedi. Karayolları Bölge Müdürlüğü “Etüdü başladıktan sonra yaparız” dedi.

Dönemin Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım, “SİT’se de yapılır, değilse de yapılır ” diye konuştu. Yasal ve bilimsel işlemler “Kervanı yolda düzeriz” mantığına bırakıldı. Başlangıçta yapılması gerekli yasal süreç tamamlanmadan 23 Eylül 2011′de bakanlar ve AKP’liler tarafından temel atma töreni yapılan tünel inşaatının artık bitimine yaklaşıldı. Kervan yolda düzüldü, gerekli yasal prosedürler zamanla yapıldı ancak başlangıçtaki hukuka ve bilime aykırılıklar, korkulan sonuçları kaçınılmaz kıldı. Tünelin üzerinde yer alan mahallelerdeki evler halkın başına yıkılmaya başladı.

Beştepeler olarak adlandırılan Zafertepe, Tınaztepe, Çimentepe, Kocatepe ve Duatepe mahallelerinde yaşayan halk diken üstünde. Yüzlerce evin duvarları çatladı. Zemin kaymaları oluştu. Evler oturulamaz hale geldi. Vatandaşlar yüz yıllık mahallede evlerini kaybetmenin üzüntüsünü, hayatlarının riske girmesinin korkusunu yaşıyor. Evlerdeki çatlaklar gün geçtikçe daha da büyüyor. Vatandaşlar çok mağdur.

Bazı kesimlerde Bakanlar Kurulu kararı ile acele kamulaştırma yapılması, imar planındaki yoksunluklar ve boşaltılan evler nedeni ile halk bir başka tedirginliğe daha kapılmış durumda. Beştepeler halkı, İzmir’in merkezinde kalan ve harikulade körfez manzarasına sahip evlerinin çeşitli yöntemlerle ellerinden alınarak, rantçıların yapılaşmasına açılacağını düşünüyor.

Barınma hakkına el uzatanların oyununu bozmak ve mahallelerinin sosyo-kültürel yapısını korumak için örgütlendiklerini belirten vatandaşlar Konak Yeşildere Tüneli Mağdurları ismi ile bir dernek kurdu. Forumlar düzenleyerek sorunlarına çözüm arıyor, eylemler yapıyorlar. Vatandaşlar ayrıca “Bi Damlacık İnsaf” adlı sosyal medya hesabı ile de yuvalarını savunmaya çalışıyor.

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS