Kadın Kadına Mülteci Mutfağı

Kadın
Görünüm

Suriye’ deki savaştan kaçıp Türkiye’ye kaçan mülteciler. Türkiye’nin çeşitli illerine yerleşti. İstanbul Okmeydanı’na yerleşen ailelere Okmeydanı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği kucak açtı.

Derneğin önüne konulan ikinci el giysileri almaya mülteci kadın ve çocuklar geldi. Durmadan artan ihtiyaçlar küçük bir mahalle derneğinin üstesinden geleceği isleri çok fazla aşıyordu. Gönüllü çevrelerin desteğiyle dayanışma daha da büyütüldü. Mülteci kadınlar çalışamıyordu. Kiminin kocası izin vermiyordu. Kimisinin çok çocuğu olduğu için, yada hamile olduğu için çalışamıyordu. Bir çok kadında. Çalışamayan Türk ve Kürt kadınlar gibi evde çok ucuza incik, boncuk ve takı isleri yapıyor. Bu kolyeler mağazalarda 18 liraya satılıyor. Kadınlar ise bir kolyeyi on kurusa. Bin liralık bir elbisenin boncuğunu 50 krş. ayakta kalabilmek için mecbur kalıp yapıyorlar.

Mülteci kadınlarla aylarca suren sikici bir adim ileri gidilemeyen toplantılar yapıldı. Bunun sonucunda dayanışmayla gelen şeylerin bir sonunun olduğunu biliyorduk. Kendi ayaklarımız üzerinde  durma cabası olarak ilk reçel ve tursular yapmaya karar verdik. Büyük bir mutfağımız yoktu halen yok. Tüpü başka dernekten tencereyi başka dernekten aldık. İlk malzemelerde dayanışma geldi. Nihayet başladık yaptıkça birbirimizden öğrendik. Sonra malzemelerimizi  bir kısmini kendimiz almaya ve dayanışma ile gelmeye devam ediyor. Mülteci kadınlar  çok mutlu oldular, kendilerine güvenleri geldi dört elle bu ise sarıldılar. Hatta mutfak ismi uzun uzun tartışıldı. En basta kadınlar. Bu is için çok yoğun emek harcayan bir erkek arkadaştı. Onun ismini koymak istediler. Umudun reçelleri diye. Daha sonra “kadın kadına mülteci mutfağı” konuldu. Ama kadınlar yaptıkları basın açıklaması ve toplantılarda umudun reçelleri adını hep öne çıkardılar. . Kendileri içinde umudu ifade ediyordu. Bu ürünler.

Mülteci meselesi arada bir feci ölümle tavan yapıyor. Daha sonra memleketteki siyasi gündemden ayrı düşünemeyiz, sönümleniyor. Kimi zaman mülteci düşmanlığına dönüşüyor. Yazılı ve sözlü basında paylaşılan şeyler. Hayatlarını etkiliyor. Ayrıştırıyor , ötekileştiriyor. Bu kadınların en büyük isteği dışlanmamak.

Bu daha başlangıç daha güzel şeylerin başarılması hepimizin elinde el isteyen yoksullara el uzatmalıyız. Onları ezip geçersek. Yârin hangimizin mülteci tutsak olacağını bilemeyiz çünkü dünya siyaseti yoksulların elinde değil. Siyaset bizim dişimizde ilerliyor bizi etkileyerek  biz öldürerek ilerliyor.

Umudumuzu yitirmeden güzel günlere olan inancımızı yitirmeden reçel tursu yapan bu kadınlara dayanışma göstermeliyiz. 

İşçilerin Sesi Sayı 58, Ocak 2017

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi