AKP işçiden alıp patronlara veriyor: Bu düzeni tersine çevirelim!

Güncel
Görünüm

Geçtiğimiz yılı borçla, işsizlikle kapatan işçi sınıfı, 2018 yılına daha girmeden elektrik, köprü, otoyol zamlarıyla karşı karşıya kaldı. Vergiler otomatik olarak arttı.  

2018 yılı için asgari ücret tutarını günlük sadece 6 lira 60 kuruş artışla belirleyen AKP hükümeti ve patronlar, işçileri yeni yılda da sefalete mahkûm edeceklerini ilan ettiler.

Asgari ücret artışının yarısını, 100 lirayı AGİ oluşturuyor. Eski ifadesiyle vergi iadesi. İşçinin harcamaları karşılığında aldığı iade parası. Diğer yarısını da hükümet destek olarak patronlara veriyor. Patronların cebinden bir kuruş bile çıkmamış oluyor. Öyleyse asgari ücrette sözü edilen, hükümetin övündüğü artış nerede?

Hükümet bu yıl da patronlara desteğini sürdürecekmiş. AKP bu 100 lirayı cebinden mi verecek? Hayır! Halktan toplanan vergilerden alıp patronlara verecek. Devlet eliyle ve hükümet kararıyla işçinin cebinden alıp patronların cebine aktaran hükümet, neden yine devlet eli ve hükümet kararıyla patronların cebinden alıp işçiye vermez?

Bütün mesele burada. İşçi sınıfının yoksulluktan, işsizlikten kurtulması için, büyük sermayeden, bankalardan, holdinglerden alıp işçiye verecek yeni bir düzen gerekli. Bugünkü sömürü düzeni işçi sınıfını açlığa, yoksulluğa terk ediyor.

AKP hükümeti önceki hükümetler gibi sermaye sınıfının çıkarlarını koruyup kolladığı için bu söylediğimizi yapamaz, fıtratında da bunu yapacak bir miras yok. AKP’nin görevi bütün burjuva partileri gibi halktan, yoksuldan, işçiden alıp patronlara transfer etmektir.

Asgari ücret hesabını biraz daha kurcalayalım: Geçen yılın enflasyonu resmi rakamlarla yüzde 12’yi bulmuştu. Çarşı-Pazar enflasyonu bundan çok daha fazladır. Asgari ücrette yüzde 14 artış oldu. Fark resmi rakamlara göre bile yüzde 2. Gerçek enflasyon en az yüzde 15. Yani ücret artışı enflasyonun gerisindedir.

Resmi enflasyon rakamlarını doğru kabul ettiğimizde bile, yeni asgari ücret satın alma gücümüzde sadece yüzde 2 artış sağlamış olabilir. Yüzde 12’yi 2017 yılı alıp götürdü çünkü.

Yeni yıla yüzde 8,8’lik elektrik zammıyla girdik. Yani daha yılın en başında işçinin bütçesi delindi, açık vermeye başladı. Yılın sonu nasıl gelecek bilinmez?

Yeni asgari ücretle, AGİ dahil bin 603 lira aylıkla hangi işçi, hangi işçi ailesi insanca yaşayabilir, insanca geçimini sağlayabilir, diye soruyoruz! Bu sorunun cevabını sadece biz değil, hükümet ve patronlar da gayet iyi biliyor. Asgari ücretle bir aile geçinemez.

Hükümete bağlı kuruluş olan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) bir işçinin açlık sınırında geçinebilmesi için en az bin 669 lira gerekli dedi. Asgari ücret komisyonuna bildirdi. Hükümet ve patronlar bu rakamı bile vermediler.

Milyonlarca işçi ve ailesini sefalete zorlayan AKP ve patronlardan başkası değildir. Bu parayla bir insan o da ancak zorunlu ihtiyaçlarını karşılayabilir. Fazlası için borçlanmak, mesaiye kalmak zorundadır. Uzun mesai saatleri insanca yaşama koşullarının ortadan kalkmasına yol açıyor. 12-14 saatlik mesailer ve ardından yol düşünülürse insanca yaşamak için 24 saat içinde yer bulamazsınız.

Oysa hükümet ekonomik büyümeden söz ediyor. Siyasi iktidar ve patronlar sözü edilen büyümenin nasıl olduğunu söylemiyor. Büyüme işçilerin gayretiyle, çalışmasıyla gerçekleşti. Ancak ne zaman sıra işçiye ücret vermeye gelince, patronlar krizden söz ediyor. AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın Şeker Fabrikalarında çalışan ve kadro hakkı verilmeyen bir işçiye söylediği sözler kulaklarımızda çınlıyor: Ne kadrosu yahu, çalışıyorsun ya!

Öyleyse biz başka bir alem için mücadeleye hazırlanmalıyız. Gündüzleri sömürülmeyen, geceleri aç yatılmayan ekmek, gül ve hürriyet günleri için, sömürü düzenine son vermek için birleşelim. Koşumuz İran halkının, İranlı emekçilerin yolsuzluk, yoksulluk ve sefalete başkaldırısı hepimize örnek olsun!

İşçilerin Sesi Gazetesi Ocak 2018, Sayı 70, Başyazı

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi