İşçiler birleşmedikçe, seçimler çözüm olmayacak

Güncel
Görünüm

Yerel seçimlere sayılı günler kala, siyasetçilerin çaldığı hava emekçi sınıfların yaşadığı sorunlardan çok uzaktır. Burjuva politikacıların tek derdi belediye başkanlıkları ve meclis üyeliklerini daha çok sayıda ele geçirmektir.

Bunu başarınca halkın sorunlarını çözmeyecekler. Gündemde ne varsa onu sömürecek, kendi çıkarları doğrultusunda onun kavgasına girişecekler.

Bu kavgaların hiçbirinde gerçek işçiler, emekçiler, yoksullar, emekliler yer almaz. Kentsel dönüşüm adı altında talan edilen emekçi semtleri konu olmaz. Sorunları dile getirdiğinizde onlardan alacağınız cevap belli: Önce seçimleri alalım sonra hallederiz! Her seçimde olduğu gibi yalan söyledikleri gözlerinden belli olur.  Seçim öncesinde vaat etseler bile seçildikten sonra bu vaatleri yerine getirmeyeceklerini hepimiz biliriz.

AKP 25 yıldır İstanbul’u yönetiyor, 16 yıldır hükümette. Sebep olduğu olumsuzlukların hiçbirini üstlenmiyor. Sanki iktidarda ve belediyelerde kendisi değilmiş gibi konuşuyor. Şehirler ne hale geldi? Rantçılar nasıl gökdelenler dikti, TOKİ nasıl hazine arazilerini talan etti, müteahhitler nasıl zengin oldu, konut ve işyeri kiraları nasıl hızla arttı bunlardan söz eden yok. Ulaşım, su, doğalgaz nasıl pahalılaştı? Belediyelere yandaşlar dışında işçi alınmaz oldu. AKP’li olmayana hayat ve çalışma hakkı tanımayan onlar. Meydanlarda bunların sorumlusu kendileri değilmiş gibi konuşuyorlar. İnsanların dini duygularını, ulusal değerlerini sömürüyorlar.  

Yerel seçimlerle alakası olmayan konuları gündeme getirip, gerçek sorunları gizliyorlar. Bizzat izledikleri halk düşmanı politikalar sebebiyle sebep oldukları siyasi sorunları bize ‘beka sorunu’ diyerek onaylatmak istiyorlar. Ülkeyi bölgedeki halklara, kendi halklarına düşman ettiler şimdi ‘tehdit var’ deyip oy istiyorlar. 

Belediyelerin başarısızlıklarının da ülkenin beka sorunun da sorumlusu AKP-MHP ittifakıdır. Bu ittifaka oy vermek daha büyük beka sorunları demektir. Belediyelerde daha çok yolsuzluk, kayyum, zenginleşen yandaşlar olacak. Sömürü ve işsizliğin artmasına yol açılacak.

AKP-MHP ittifakı karşısında CHP-İYİ Parti ittifakının tercih edilmesini anlıyoruz. Yıllardır AKP iktidarda. AKP’nin kötülüğü CHP’yi iyi göstermeye yarıyor, o kadar. Onlar da, iktidarda oldukları yerlerde ve iktidar oldukları yıllarda emekçi sınıfları değil, kendi çıkar çevrelerini kayırdılar.  Onlara güvenmiyoruz.

Oysa geleceğimiz için bir karar verirken ‘kötünün iyisi’ diyerek sorunlarımızın gerçek çözümüne kapı açamayız. Kentlerin ve emekçilerin sorunları çok ağır ve çözümü için sert önlemler almak gerekiyor. Sermaye sınıfından alıp emekçilere verecek politikalar gerekli. Bunu ne iktidar ne de muhalefet yapabilir. Kapitalizmi karşısına almayan hiçbir program, kentin ve emekçilerin sorunu çözmek yönünde adım atabilir. Bu nedenle liderliğini AKP ve CHP’nin yaptığı karşılıklı seçim ittifakları çözümsüzlük üretecek.

Bizi bu seçimlerin diğer seçimlerden farklı olduğuna ikna edip, bu iki seçenek arasında tutum almamızı istiyorlar. Ezilen ve sömürülenlerin seslerini duyurma zemini olan HDP de bu siyasi iklime uydu. HDP yönetimi ‘üçüncü seçenek’ oluşturma siyasetini terk etti. CHP-İYİ Parti ittifakına karşılıksız destek verdi. Bunu kabul edemeyiz.

Seçimlerde üçüncü seçenek yaratacak sermayeden ve devletten bağımsız, liberal ve ulusalcı çizgide olmayan bir sol parti de bulunmuyor. Türkiye Komünist Partisi (TKP) seçimlere katılıyor ancak ne kayyumdan haberdar ne Kürtlerin yaşadığı baskıdan. İşçilerden söz ettiğinde bile, Kürtlerin ve HDP’nin yaşadığı baskı ve eziyeti görmüyor. Tutuklu eş genel başkanları ve milletvekillerini, belediye başkanlarını parti il, ilçe yöneticilerini, açlık grevindeki milletvekili Leyla Güven’i ve Kürt aktivistleri görmüyor, cezaevlerini görmüyor. TKP bu haliyle Türk ulusalcılığını ‘komünist’ sıfatıyla örtüyor. Oy vermeyi hak etmiyor.

Emekçi sınıflar kendi seçeneklerini yaratamadığı için burjuva politikacılarının yalan sözlere katlanmak durumda kalıyorlar. Bunu değiştirmek mümkün. Yeter ki işçiler birlik olsunlar. Birlik olduklarında haklarını alabildiklerini biliyoruz: Uyum Market işçileri birleşti, bin 500 işçi kıdem tazminatlarını aldı. 6 bin Aras Kargo işçisi birleşti ve sendikalaştı. Milyonlar birleşse düzeni de istedikleri yönde değiştirebilir. 

İşçilerin devrimci partisi inşa edilmeksizin düzen değişikliği mümkün değildir ve devrimci işçilerin ve aydınların görevi, işçi sınınıfına doğru yön gösterecek bir partiyi işyerleri ve fabrikalar temelinde inşa etmektir.

AKP ceberutluğuna, gericiliğine, ırkçılığına karşı CHP bloğuna oy vermeyi çare olarak görmüyoruz. CHP-İYİ Parti emekçilere çıkış yolunu açacak, demokrasiyi getirecek bir siyasi seçenek değil.

Oyumuzu Kürt halkına yönelik baskıları protesto etmek üzere HDP adaylarına vereceğiz. 

HDP’nin aday çıkartmadığı, CHP-İYİ Parti adaylarını desteklediği yerlerde bağımsız sosyalist işçi adaylara oy vereceğiz. 

Eğer sosyalist işçi adaylar da yoksa bizi zorladıkları seçeneklere boyun eğmeyeceğiz, sandığa gidip boş oy kullanacağız.  

İşçi sınıfının kurtuluşu kendi eseri olacak! Özgürlük işçilerle gelecek!

İşçilerin Sesi Gazetesi Mart 2019, baş yazı

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS