Göçmenlik, Esenyurt’un karakteri oldu...

Güncel
Görünüm

Esenyurt’ta 8 daireli bir apartmanda oturuyoruz. Ben de bu binada yöneticiyim. Binada 4 Türk, 4 dairede ise göçmenler oturuyor. Ben de Türk kontenjanından Kürdüm.

4 göçmen kadrosundan birinde Fransızca-İngilizce konuşan Nijeryalı var, birinde Faslı var Fransız vatandaşı, Fransızca konuşuyor, biri Ürdünlü

İsviçre vatandaşı, bir tane de Suriyeli var. Bina yönetimi değişecek. Seçim yapılacak. Bina da bir Türk kadın var. Yabancıları hiç sevmiyor ve ısrarla yönetici de olmak istiyor. Ben de yöneticiliği bıraktığımı söyledim. Apartmanda toplantı yapacağız. Suriyeli komşu geldi, “abi biz burada

4 yabancıyız, 4 oyumuz var. Bunlar senin oyun, 5 oy oluyoruz. Sen tekrar yönetici ol. Çünkü o kadın binada yabancı istemiyor.”

Evet, ben de görüyorum ki, kadın ırkçı. Binada iletişim kolay olmuyor. Biriyle Arapça konuşman gerekiyor, diğeri İngilizce anlatıyor. Ama bina güzel, renkli.

Ayrıca Türkmenler, Tacikler, Afganlar, Filstinliler, Iraklılar var. Her türden yabancı var. Yabancılar sevilmiyor. Daha çok da siyahiler sevilmiyor. Genellikle sitelerde oturuyorlar. Suriyelilerle ilişkileri iyi.

Nijeryalılar Hıristiyan. Buralarda kiliseleri var. Her Pazar ayin yapılıyor. Hepsi selamın aleyküm demeyi öğrenmişler. Kimi görseler selam veriyorlar. Dışlanmışlıklarını azaltmaya çalışıyorlar.

Esenyurt’un millet mozaiği çok değişti. Bu mozaiğe uygun hareket edilmiyor. Yakın zaman önce Suriyelilere yönelik saldırı oldu.

Bu saldırının sebebi, Suriyeli esnafların sayısının artması ve piyasadan pay almaya başlamaları. Bunu kabul etmeyenler Suriyelilere yönelik ırkçı saldırı yapıyorlar. Bu saldırılar bilinçli yapılıyor. Türkiye’de kaos ve terör sorunu var, beka meselesi var demek isteniyor. Bizzat iktidar kaynaklı olduğuna dair kanaat yüksek.

İşçilerin Sesi Gazetesi Şubat 2019

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi