OHAL’e rağmen grev ve direnişler sürüyor...

Mücadele
Görünüm

Real Market, DHL, KOD-A ve Akkim işyerlerinde çeşitli sendikalara üye işçiler toplusözleşme, grev, sendikalaşma ve hileli iflaslara karşı haklarını arıyorlar.

Real Market işçileri, hileli İflasa, haklarının gasp edilmesine, sarı sendikacılığa karşı il il mücadeleye devam ediyor. Bu iflas sebebiyle bin 700 işçi hak kaybına uğramış durumda.

Bin 700 Real Market işçisihaklarının peşinde

Real Market Mağaza Temsilcileri bir araya gelerek mücadele programı çıkartmış, Haklarımızı Gasp Ettirmeyeceğiz, Direne Direne Kazanacağız diyerek tüm Metro ve Beğendik Mağazalarını mücadele alanına çevirmeye karar vermişlerdi. Öylede oldu. İstanbul’da Kozyatağı ve Güneşli, ardından Konya ve Ankara’dan sonra bu günde Real  Marketi satın alan ve iflas karanı açıklayan Beğendik işyerinin doğduğu yer olan Kayseri’de bulunan Bölge Müdürlüğü önünde eylem yaptılar.

Mücadelelerini büyüterek devam ettiren Real Market işçileri ayrıca bulundukları bölgelerde “İşçi Haklarını Gasp Edenlerle, Hileli İflasa Ortak Olma Metro ve Beğendik’ten Alış-Veriş Yapma Real Market İşçileri” yazan stickerları mağazaların bulunduğu yerleşim alanlarına yapıştırarak bölge halkını desteğe ve bu marketlerden alış veriş yapmamaya çağırıyorlar.   

20 Eylül’de DİSK Nakliyat-İş’in de desteklediği ve Genel Başkanla birlikte yöneticilerin de katıldığı eyleme yaklaşık 150 işçi katıldı. Eylemde ilk sözü işçiler adına İdris Polat aldı. İdris Polat 2006 yılından beri TÜRK-İŞ’e bağlı Tez Koop- İş sendikasına üye olduklarını ama bu süreçte sendikalarının yanlarında olmadığının altını çizdi. Polat “Yanımızda olmadığı gibi haklarımız için mücadele etmemizi engellemeye çalışmaktadır. Arkadaşlarımıza, kendisinin örgütlü olduğu diğer marketlere iş teklifinde bulunarak mücadeleden uzaklaştırmaya çalışmaktadır. Oysa biz biliyoruz ki bu bir işveren taktiğidir” dedi. İdris Polat  “Üyesi olduğumuz sendika ortadan kayboldu ama bizlerden hiçbir beklentisi olmayan işkolumuzdan tamamen farklı, şuan da yanımızda olan DİSK/ Nakliyat-İş Sendikası mücadelemizi sahipleniyor ve destekliyor” diyen Polat “Real Market İşçileri olarak gasp edilen tüm haklarımızı kazanana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Kazanan biz, 1700 Real Market işçisi olacak. İşçiyiz, Haklıyız, Kazanacağız” diyerek sözlerini bitirdi.

Nakliyat-İş Sendikası adına söz alan Genel Başkan Ali Rıza Küçükosmanoğlu’da bir konuşma yaptı. Real Market işçilerini ve ailelerini selamlayarak konuşmasına başlayan Ali Rıza Küçükosmanoğlu konuşmasında Real Market işçilerinin haklı, onurlu ve meşru bir mücadele verdiğini ve bugünde bu nedenle Kayseri’de olduklarını belirtti. “Bu haklı ve onurlu mücadeleye sahip çıkmak, Real işçileri üyemiz olmasa da bizim görevimizdir” dedi. Tüm sendikalardan da bunu beklediklerini ifade etti. Real Market’in hileli bir biçimde iflas ettirildiğini vurgulayan Küçükosmanoğlu, işçilerin bir oyunla haklarının gasp edilmesine izin vermeyerek, sonuna kadar Real Market işçilerinin yanında olacaklarını vurguladı. İşçilerin tüm alacaklarından Metro ve Beğendiğin sorumlu olduğunu belirten Küçükosmanoğlu 1475 sayılı Yasa’nın 14. maddesine göre Meto AG; Metro AG’ye bağlı Real Hiper Marketleri Zinciri A.Ş işçilerinin işyerinde geçen çalışma sürelerine ilişkin kıdem tazminatlarını ödemesi gerektiğini ifade etti. Tez Kop-İş Sendikasına da değinen Küçükosmanoğlu yıllarca aidat aldığı Real Market işçilerine karşı Tez Koop-İş Sendikasının görev ve sorumluluklarını yerine getirmesini istedi.

KOD-A Bilişim işçilerisendikalaşıyor

DİSK’e bağlı Sosyal-İş sendikasına üye oldukları için atılan KOD-A işçilerinin direnişi ikinci haftaya girdi. Direnişin 11’inci gününde DİSK üyeleri, KOD-A Bilişim’in merkezinin bulunduğu İstanbul Teknik Ünüversitesi (İTÜ) Ayazağa Kampüsü önünde açıklama yaptı.

KOD-A önünde başlattıkları direnişin dayanışma ziyaretleri ile her geçen gün büyüdüğünü belirten Sosyal-İş Genel Başkanı Metin Ebetürk de, “Bugün KOD-A merkezinin bulunduğu İstanbul Teknik Üniversitesi önündeyiz. Artık bizim için tüm KOD-A işyerleri eylem ve direniş alanıdır” dedi. İTÜ hocalarını, çalışanlarını, öğrencilerini KOD-A işçileri ile dayanışmayı büyütmeye çağıran Ebetürk, İTÜ Rektörlüğünü de sendikal haklara karşı yürütülen bu saldırıyı kınamaya davet etti.

Öğrencilerin de destek verdiği eylem mücadelede kararlılığı ifade ederek sona erdi.

DHL direnisi 2 ayı geçti...

Uluslararası kargo şirketi DHL Express’te TÜMTİS’e üye oldukları için işten atılan 9 işçinin işyeri önünde başlattıkları direniş iki ayı geride bıraktı. Direnişlerini sürdürmekte kararlı olan işçiler, DHL Express’in sendikayı tanımasını ve taleplerinin karşılanmasını istiyor.

TÜMTİS üyesi işçiler, 8 aydır DHL Express’te örgütlenme mücadelesi verirken, 8 ay sonra sendika çoğunluğu sağladı ve yetki belgesini aldı. Buna rağmen DHL Express patronu işçilerin kararına saygı duymayarak yetkiye itiraz etti. Daha sonra ikale (bozma) sözleşmesi sunan patron, işçilere ‘Siz istifa ederseniz ekstra para vereceğim’ dedi. Patronun bu teklifini kabul etmeyen TÜMTİS üyesi işçiler işten atılarak direniş başlattı. Direniş sürüyor.

AKKİM de sendikalaşmamücadelesi

İstanbul Hadımköy’de bulunan AKKİM fabrikasında, Türk-İş’e bağlı Petrol-İş Sendikasına üye oldukları için işten atılan işçilerin direnişi 2 ayı geride bıraktı. AKKİM’de direniş fabrika önünde de fabrika içinde de devam ediyor. İşe devam eden işçiler de çeşitli baskılarla sendikadan istifa ettirilmeye çalışılırken, işten atılan işçiler ise ekonomik sıkıntılarla ‘hizaya getirilmeye’ çalışılıyor. Her gün işe gelir gibi direniş çadırına gelen işçiler, “Cebimizde dolmuş parası yok. Mücadelemiz, çocuklarımız bu koşullarda yaşamasın diye” diyor.

İşyerinde daha önceki işyerlerinden deneyimli işçiler de var. Evrensel Gazetesine açıklama yapan işçilerden Ahmet Turan. Örgütlenme sürecinin nasıl geliştiğini anlattı: “22 arkadaşımız vardı öncülük eden. Patron onları işten çıkardı. O gün tek başıma eylem yaptım, yemek yemedim, atılan arkadaşlarıma destek oldum. Diğerlerine çağrı yaptım, siz de katılın dedim ama işten atılırız aç kalırız cevabını verdiler. Sendikadan istifa etmem için 10 bin liraya varan para teklifleri oldu, maaşımın artacağını söylediler, ‘1600 olan maaşın 2000 lira olsun’ dediler. Hatta ‘İstersen sana kıdemini verelim istifa et işten çıkaralım’ dediler. Ben kabul etmedim ama eden arkadaşlarım oldu” diyor. Sendika üyesi işçilerin tek tek istifa ettirilmek için odalara çekildiğini, sendikadan istifa etmeyen işçilere de mobbing uygulandığını belirten Turan “Bizlere baskı yapıldı, ama biz dönmedik yolumuzdan. Müdürlerin yaptığı toplantılara çıkmadık, eylem yaptık. Biz yetki başvurusu yaparken 496 çalışan vardı, şimdi çalışan sayısı 320’ye kadar düştü yaklaşık 100 kişi istifa ettirilerek işten gönderildi. İşten gönderilen işçilerin yerine yine AKKİM’e ait olan AKDEMİR Makina diye firmadan işçi kaydırıldı” diye konuştu.

Turan sendikal örgütlenmenin nasıl sekteye uğratılmaya çalışıldığını da şöyle anlatıyor: “Örgtütlülüğümüzü kırmak için yasal olmayan işlere başvurdular, bakanlıktan gelen yetki belgesi yasal belge değildir, bu belge sendika tarafından yazılmıştır diyerek patron içeride propaganda yaptı. Ustabaşlarına para verilerek işçileri istifa ettirme görevleri verildi. Bunları belgeledik, polise tutanaklarını verdik ama bunların siyasi kolu var, denetleme yerine destekleniyor. Böyle olunca bizim sürecimizi uzatıyor, hangi kapıyı çalsak hangi partiye gitsek kapılar yüzümüze kapanıyor. Ama farkındayız, bizim bir sözümüz var işçiler birlik olsa yer yerinden oynar. Bunun çözümü bu, artık patronları sırtımızdan indirelim diyoruz.”

Her yerde koşulların aynı olduğunu da belirten Turan “Asgari ücret 1400 lira, Hadımköy’de kiralar en az 600-700 lira. Maaşının yarısını kiraya verdin, doğalgaz geliyor 200 lira, su geliyor 100 lira, elektrik geliyor 100 lira, mutfak giderlerini de eklesen 2000-2500 lirayı buluyor. Açlık sınırı 1500 lira. Benim eşim ve 3 çocuğum var ama ben 1500-1600 liraya çalışıyorum, borç içinde yaşıyoruz. Artık yeter geçinemiyoruz. Sadece kendimi düşünmüyorum. Ben yarın öleceğim, 3 tane çocuğum var. Onlar da işçi olacak, onlar bu koşullarda çalışmasın diye mücadelem” diye konuştu.

Direniş ziyaretleri önemli...

Real Market işçilerinin dışındaki işyerleri DHL İstanbul Güneşli’de ve AKKİM Hadımköy’de (Greif Çuval fabrikasının arkasında). İşçiler hafta içi günler işyerinde oluyor. Cumartesi ve Pazar günleri direniş yerinde değiller. Yapılacak her ziyaret işçilerin mücadeledeki kararlılıklarını artıracaktır.

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi