HDK Çalıştayı üzerine…

Mücadele
Görünüm

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) kuruluşundan bugüne geçen süreci değerlendirmek üzere geçtiğimiz Mayı ile başlayan bir dizi hazırlık çalışması, bileşen toplantısı, kadın çalıştayı yaptı ve 10-11 Haziran tarihlerinde İstanbul Hil Otel’de bir çalıştay ile tamamladı.

İşçilerin Sesi Gazetesi olarak hazırlık süreçlerine ve çalıştıya katıldık ve sürece dair önerilerimiz paylaştık.  HDK Yürütme Kurulu’nun çalıştayde cevaplanmasını istediği sorular önceden katılımcılara iletildi. 39 bileşen içinden çalıştaya 17 bileşen katıldı. Bireysel katılımlarla birlikte çalıştay 50-60 kişilik bir katılımcıyla yapıldı.

İşçilerin Sesi gazetesinin çalıştayda ifade ettiği görüşleri özetle aşağıdaki gibidir.

HDK, birey ve örgütleri eşit düzeyde temsil eden esasen sosyal/toplumsal mücadele alanlarını, dinamiklerini yanyana getirmeyi, birlikte hareket etmeyi arzu eden bir örgüt modeliydi. Kimse örgütünden vazgeçmeyecek, diğer yandan ise, Kongreye katılım için bir örgüte/kuruma üyelik aranmayacaktı.  2011-2017 dönemini 3’e ayırmak mümkündür.

I. dönem: Kuruluş

(15 Ekim 2011 – 10/11 Kasım 2012)

Dönemin önemli siyasi gündemleri şunlardı:

a. Çözüm süreci devam ediyordu

b. Arap Baharı sürüyordu

c. Rojava’da Kongre fikriyatı fiilen yaşama geçiyordu.

Rojava deneyimi, egemen ulusal devletleri ve hakim sınıfları rahatsız eden bir model olarak kendini bu dönemde ve bugüne dek bağımsız bir şekilde inşa etti.

Kongrenin birinci dönemde bile Türkiye’de karşılık bulamadı. Bunun da üç nedeni vardı:

Birinci nedeni HDK bileşenleri de dahil, Türk sosyalist ve sendikal hareketinin 12 Eylül darbesinin ertesinde yaşadığı derin toplumsal çözülme, zemin ve taban yitirmesidir, kendini yeniden üretememesidir.

Gençlik/öğrenci hareketi, gecekondu/mahalle direnişi ve zaten zayıf olan işçi/sendikal hareket zeminleri seyrelmiş hatta kaybolmuştu. Sosyalist hareket merkezi olarak kendini nerede var edecektir, sorusu “her yerde azar azar varolmak” gibi stratejik/taktit bir hatayla geçiştirilmişti. Bugün bu durum sürmektedir.

Başarısızlığın ikinci nedeni, BDP’nin emrivaki biçimde HDP’ye katılımıdır.

Kongre kuruluşundan hemen sonra devletçe kıskaca alınmış KCK eşitlemesi yapılarak kriminalize edilmeye çalışılmış, Kongre kendini güvenceye alınmak üzere bir ‘parti’, adını da koyarak bir ‘seçim partisi’ kurulması kararlaştırılmıştır.  Bu noktada Kongre kararı olmadan ve buna bir engel de bulunmadığı için, BDP’nin ani bir kararla kendini feshedip HDP’ye katılımı yeni ve güçlü bir etki yaratmıştır.

HDK’nin güvencesi olarak bir seçim partisi fikri, yerini HDK fikrini bozan ve organik partiye bağlayan, seçim partisi olmayan bir parti olmuştur. Sıkça telafuz edilen HDP, HDK’nin bileşenidir sözü buradan kaynaklanıyor ama bir karşılığı bulunmuyor.

Bu durumda az sayıda HDK bileşeni HDP’ye katılmamış, bazı HDK bileşenleri ise EMEP, UİD DER, Kaldıraç, Söz ve Eylem vb. kurumlar, bireyler süreçten uzaklaşmıştır.

HDP HDK’nin bir yasal güvencesi olmaktan hızla çıkarak bağımsız bir parti olması HDK’nin kararı değildir.

Üçüncü bir neden ise, Gezi sürecine HDP’nin ve bu sebeple HDK’nin ilk anda mesafeli duruşudur.

HDK’nin II. Dönemi:

HDP’nin öne çıkışı

Kongre’nin kuruluş sürecinin bazı dinamikleri (Gezi, Arap Baharı) hızla tersine bir eğilime girmiştir. Müzakere sürecinin sona ermesi, Kürdistan’a baskıların artması, Batı’dan karşı duruşun gelişmemesi, Rojava sürecinin görece ivme kazanması, yeni örgütlerin kurulmasına yol açmıştır.

Cumhurbaşkanlığı seçimi, 7 Haziran 2015 milletvekilliği seçimleri HDP’yi ön plana çıkartmış, bileşeni olduğu HDK’yi geride bırakmıştır.

AKP iktidarının kaos ve kitlesel imha politikası açık ve yasal siyasetin imkanlarını daraltmış, geri çekilme yaşanmıştır.

HDK’nin III. Dönemi:

16 Nisan referandumu

ve yeni dönem

Bugün Ortadoğu’da ve Türkiye’deki siyasi koşullar yeniden birleşik mücadelenin gündeme gelmesine sebep oluyor. Nisan 2017 referandumu bunu Türkiye sathında, ağır OHAL koşullarında ve askeri baskı koşullarında kendini hissettirmiştir.

Bölgesel bir altüst oluşun arifesinde HDK’ye ihtiyaç var.

Ulusal sınırları yatay olarak kesen bölgesel bir demokratik devrimci mücadele olmaksızın hiçbir halk, ezilen kimlik, cinsiyet, mezhep veya kimlik/ulus özellikleriyle bölünmüş işçi sınıfı kurtulamaz.

HDP ise, abluka altındadır, vekilleri, parti yöneticileri tutukludur. Üstelik, OHAL ve parlamenterizmin sınırları içinde hiçbir adım atamaz hale gelmiştir.

Bu durumda yeniden halka, kitlelere gitmenin gereği vardır. ‘HDK Yeniden’ demenin şartları vardır. Eğer Kürt özgürlük hareketi ve HDP’li sosyalistler parlamentonun sınırlarını kavradıysa, yeniden HDK olabilir.

Nasıl ve nerede bir örgütlenme?

Burjuva tipe kurumların dışında bir hayat aramamız gerekiyor. Özgür kurumlar olmalı. Milletvekili olabilir, olmayabilir ama işleyen kuralları olan organik bir yapı olmalı. Bu aynı zamanda tabanın beklentilerinin de ters yüz edilmesini gerektiriyor.

Taban da burjuva partilerinden beklentilerini HDP’ye paslıyor. Onlara da başka bir açıdan bakmalarını sağlamalıyız.

Türkiye, Kürdistan ve Ortadoğu demokratik, özgürlükçü ve devrimci bir döneme giriyor. Egemen devletlerin, sınıfların ve emperyalist devletlerin sıkışması bu yüzden. İç savaşlar, savaşlar, işgaller ve iç iktidar darbeleri, tasfiyeler IŞİD bu yüzden var.

Bizim de karşı iktidarımızı yerellerden başlayarak kurmalıyız.

Halklar, kadınlar, işçiler, gençler, Aleviler, kentsel dönüşüm mağdurları vs. her kim varsa kendi programını ve iktidar hedefini bayrağına yazmalı. Kongre etrafında toplanmalıdır. Basitçe alternatif yaşam figürlerini değil, taleplerimizin iktidara bağlandığı bir devrimci, demokratik mücadele programına ihtiyaç var.

Bu program yalnızca emek eksenli olursa, tüm bileşenler kendilerini bu zeminde ifade edebilir. Aksi halde her toplumsbal bileşen eşit sayılması sebebiyle önceliklerini dayatırsa, ortaya birleşik bir mücadele, bir Kongre hareketi çıkmayacaktır. Birlik işçi sınıfı zemininde olursa ezilen ve sömürülenleri doğru zeminde yanyana getirmiş oluruz.   

İşçilerin Sesi Gazetesi, Sayı 64, Temmuz 2017

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi