Grev yasağı işçi sınıfına uygulanan terördür!

Mücadele
Görünüm

MÜSİAD 24. Olağan Genel Kurulu’na katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Olağanüstü Hal’in kaldırılmasını isteyen TÜSİAD’a seslendi.

“Diyorum ki ‘olağanüstü hal girişimcilerimizin, yatırımcılarımızın önünü mü kesiyor, yoksa önünü mü açıyor?’ Biz geldik farikaların kapısını açtık. Öyle iki de bir kalkacak, hemen grev bilmem ne, kusura bakma arkadaş…  Burada çok ciddi bir istismar mekanizması çalıştırılıyor. Bu mekanizmaya da bizim eyvallah demememiz lazım” dedi.

Tarafını, safının hiç çekinmeden açıkça beyan eden Tayyip Erdoğan, “ben zenginleri severim” diyen Turgut Özal’ın izinde. Özal, maden işçilerinin “Çankaya’nın şişmanı işçi düşmanı” ilan ettikleri bir cumhurbaşkanı olmuştu.

AKP, iktidarı boyunca 12 grev ertelendi/yasaklandı. İşçilerin özgürce toplu sözleşme yapma hakları ellerinden alındı. Patronlar AKP hükümetine güvenerek işçilere haklarını vermediler. Grevi ertelemesi için kulis yaptılar.  Toplu İş Sözleşmesi yayasına göre, Bakanlar Kurulu grevi erteleme hakkına sahip. Grev bir kez ertelenince, ki 60 gündür bu süre, sürenin bitiminde yeniden greve çıkılamıyor. Grev erteleme kararı grevin yasaklanması anlamına geliyor. Böylece hükümet işverenlerin çıkarlarından yana tutum alıyor, işçiyi sefalete, çalışma ilişkilerinde olumsuz yönde değişikliğe mahkum ediyor.

Tayyip Erdoğan patronlara seslenirken, siz OHAL’den korkmayın, size bir zararı yok, terörist korksun diyor. Patronların yüreğine su serpiyor, grev tehdidini önlüyoruz, fabrikalarınıza rahatça giriyorsunuz, eskiden fabrikalarınıza bile giremezdiniz diyor. Pes doğrusu!

Tayyip Erdoğan AKP Genel Başkanı olarak değil aynı zamanda cumhur’un, halkın cumhurbaşkanı olarak konuşurken, ayrımcılık yapmakla kalmıyor, işçilerin iki yüz yıllık demokratik, yasal ve Anayasal hak arama yollarından biri olan grevi yasadışı ilan ediyor, terör kapsamında ele alıyor. 

Erdoğan konuşmasının ilerleyen bölümünde “Terörist olmayan için olağanüstü hal yok hükmündedir” diyor. Greve çıkan işçiyi terörist sayıyor. Erdoğan, patronları terör olarak gördüğü grev tehdidinden koruyormuş. 

Patronların AKP ve Tayyip Erdoğan’a desteğinin arkasındaki maddi gerçek işte budur. Patronlar demokrasiden, insan haklarından söz etseler bile, esas olarak ekonomik çıkarlarına göre hareket ediyorlar. Sermaye sınıfı için en istikrarlı ve güvenilir lider Tayyip Erdoğan’dır. İşçi sınıfına terörizm karşı mücadele eder gibi yaklaşan siyasi iktidar/lider sadece odur. 

AKP hükümetinin kıdem tazminatını fona devretmek üzere gayret göstermesi bu yüzdendir. Zorunlu Bireysel Emeklilik Sigortası, Zorunlu Arabuluculuk Sistemi, kiralık işçilik, taşeron işçilik bu yüzden AKP iktidarının icraatlarıdır. Özelleştirmenin en hızlı yaşandığı dönem AKP hükümetleri yılları oldu. 

AKP hükümetinin sadece siyasal İslamcı, muhafazakar yanları öne çıkarılıyor. Kuşkusuz bunlar önemsiz değil. Ancak AKP ve Tayyip Erdoğan’ın sınıf tercihi, bizzat AKP tabanının gerçekleri görmesi için aydınlatıcı olacaktır. AKP’nin siyasal politikalarının maddi zemini, onun sınıfsal tercihleri, taraf olduğu sınıf ilişkileridir. AKP sermaye sınıfının partisidir ve işçi düşmanı politikalarını, siyasal tutumlarıyla, din, bayrak, millet edebiyatıyla perdelemektedir. Bilinçli işçiler ve devrimci sosyalistler AKP’nin sınıfsal kimliğini, sınıf düşmanı yönünü açığa çıkartarak, teşhir ederek, onların gerçek yüzünü işçilere ve halka gösterebilirler. 

Grevleri ertelenen Şişecam işçileriyle dayanışmaya!

İşçilerin SEsi Gazetesi Haziran 2017, Sayı 63, Başyazı

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi