Vicdanımızı dinleyelim, metal işçisinin hak, adalet arama mücadelesine destek verelim!

Mücadele
Görünüm

Metal işçilerinin toplusözleşme sürecinin tıkanıp grev kararını aldıkları şu günlerde, bizler de MESS’in teklifini yetersiz bulduğumuzu, kanunlara bakmaksızın vicdanımızı dinleyerek metal işçisine destek vermemiz gerektiğini söylüyoruz.

 
İşçilerin Sesi Gazetesi olarak, 130 bin metal işçisini grup toplusözleşmesini bağıtlamak için çıktığı mücadele yolunda desteklediğimizi ilan ediyoruz!
 

Cumhurbaşkanı iki hafta kadar önce, geçen yıl evine giderken saldırıya uğrayan Berfin Özek'in yüzüne asit döken sanığa 12 yıl 18 ay hapis cezası verilmesini haklı olarak az bulmuş, hakimlere seslenmişti: Buradan tüm yargı dünyasına sesleniyorum, kanun maddelerine değil vicdanınızın sesini dinleyin, demişti.

Metal işçilerinin toplusözleşme sürecinin tıkanıp grev kararını aldıkları şu günlerde, bizler de MESS’in teklifini yetersiz bulduğumuzu, kanunlara bakmaksızın vicdanımızı dinleyerek metal işçisine destek vermemiz gerektiğini söylüyoruz.

Cumhurbaşkanı ‘sizin kızınızın başına gelseydi’ diye haklı olarak soruyor. Biz de MESS’in dayatmaları bizim başımıza gelseydi ne yaparsak, onu yapmalı ve ayrımsız üç sendikanın da üyelerine koşulsuz destek vermeliyiz.

Cumhurbaşkanı yeni Türkiye’nin geldiği durumu bize anlatan bir söz etmiş oldu. Ülkede kanunlar yetersizdir ve adaleti gerçekleştirmeye, hak aramaya imkan vermemektedir. Yasalar uygulanmıyor, uygulandığında yetersiz kalıyor. Uygulamalar vicdanları sızlatıyor, hakkı ve adaleti tecelli ettirmiyor.

Metal işçileri bu toplusözleşme döneminde egemen sınıflarca, AKP iktidarınca, sermayece bölünen Türkiye’de birleştirici bir rol oynama imkanını elinde bulunduruyor. 130 bin işçi MESS’e karşı birlikte hareket edebilirse, daha doğrusu adaleti sağlamayan kanunları değil vicdanını dinlerse hem Türkiye’nin burjuvalarca bölünmesine dur diyebilir hem de ekonomik ve sosyal haklar elde ederek tüm işçi sınıfının önünü açmış olurlar.

Metal işçisi yürüdüğü yolda yalnızdır, yalnız bırakılmamalıdır.

19 Ocak’ta Gebze ve Bursa’da alanlara çıkan metal işçileri miting meydanlarına sığmadılar. Ancak yalnızdılar. Bursa’daki mitinge Türk-İş konfederasyonu, Gebze mitingine DİSK gereken desteği vermemiş görünüyor.

Oysa metal işçilerinin grup toplu sözleşmeleri tüm işçi sınıfını, sendikasız olanları da yakından ilgilendirecek önemdedir. Sadece işçi sınıfını değil, toplumdaki bölünmüşlüğü emek ekseninde birleştirme, kanunlardaki adaletsizliği giderme yollarını bize gösterecektir. Bu nedenle konfedarasyonların ilgisizliği teknik sebeplerle açıklanamaz. Kimin ne gücü, imkanı varsa, metal işçileri için seferber etmelidir.

Vicdanımızın sesini dinleyip, hakkı ve adaleti arama yolunda kanunların yetersizliklerine takılmadan bir işçi yürüyüş hattı oluşturmak önemlidir, gereklidir. Metal işçisi bugün MESS zorbalığı, dayatması karşısında son derece haklıdır, eylemleri meşrudur. Desteği fazlasıyla hak ediyor.

Grev ertelenecekmiş, Yüksek Hakeme gidecekmiş vb. iddialar artık eskisi kadar korku salmıyor. Metal işçisinin vicdanına, hak ve adalet arayışına mevcut kanunlar hitap etmiyor. Öyleyse değişmesi gereken hak, adalet ve vicdanımızın sesi değil, grev yasağı getiren anti demokratik kanunlardır. Bu yasakçı, adaletsiz, haksız ve işçi vicdanına sığmayan kanunlar değişmek zorundadır.

Metal işçilerini haklı mücadelelerinde destekliyoruz! Onların kazanımları bizim kazanımımız olacak!

Metal işçileriyle ayrımsız dayanışmaya!

Vicdanımızı dinleyelim, hak ve adaleti arayan metal işçisine koşulsuz desteğimizi verelim!

Söz, yetki, karar işçilerin olmalıdır!

 

İşçilerin Sesi Gazetesi - 21.01.2020

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS