Philippe, Macron ve MEDEF reformuna karşı: Hep birlikte!

Mücadele
Görünüm

Tren istasyonlarının önündeki mitingler, Paris'teki Opera binasının önündeki dansçıların çarpıcı gösterisi grevciler için bir şölen oldu.

28 Aralık Cumartesi günü gerçekleşen gösteriler, 26 gün sonra, emekli maaşlarının azaltılması ve işten çıkarmalara karşı gerçekleşen grev hala çok canlıydı. Ateşkes ve hükümet manevraları için yapılan çağrılar onu toprağın altına gömemedi ve işçi cephesi için büyük ve umut dolu bir hediye oldu!

SNCF ve RATP yöneticileri bir metro üç saat boyunca birkaç istasyona çaresiz bir şekilde hizmet ettiğinde "hattın yeniden açılmasından" bahsettiler, gerçek şu ki grevciler direniyor. Mali zorluklara rağmen, iftira ile moral bozma girişimlerine rağmen, öne çıkıyorlar.

Hükümet ayrıca birkaç kategorik önlemden memnun olmaya hazır sendika liderlerine güvenmeye çalıştı. Ancak grevciler bu bubi tuzağına yakalanmadılar ve kavgayı ilan ederek devam ettiler: "Çocuklarımıza bir gelecek verecek olan ateşkes değil bu grevdir!” İşçiler bir zaferi temsil eden ve gelecek yıl için umut veren bu savaşçı ruhtan gurur duyabilirler.

Bu grev sadece, Juppe reformuna karşı 1995 hareketinden daha uzun olan süresiyle değil, aynı zamanda korporatist olmayan karakteri sebebiyle de önemlidir. SNCF ve RATP'den işçilerden oluşan en savaşçı taburlara, diğer sektörlerde çalışanlar, öğretmenler, rafineri ve EDF çalışanları, hastane çalışanları, itfaiyeciler katıldı. Öne çıkan olaylar sırasında özel sektör çalışanlarının da gösterilere katıldığını gördük.

Her bir işkolunun özel durumları var. Ulaşım eksikliğinin veya okulların kapanmasının neden olduğu rahatsızlığın ötesinde, işçilerin çoğunluğu, bu reformla hedeflenen bir dizi saldırının farkındadır: Hem özel hem de kamudaki tüm emek dünyasını daha da yoksullaştırmak istiyorlar. Emeklilik reformu ile hükümet, İş Kanununun imhası ile işçilere karşı alınan önlemler doğrultusunda, işsizlik ödeneğinin en altındaki en güvencesizlerin ödeneklerine en çok saldırıyor.

Eğer hükümet bugün birkaç uyarı yapıyorsa, bunun nedeni grev ve işçilerinin tepkisidir. 1 milyon 200 bin aile için ödeneklerin azalmasına ve 600 bin hane için kaldırılmasına yol açacak APL'nin yeni hesaplamasının ertelenmesi ve hatta belirli mesleklerin emekliliği için “geçiş” vaatleri grev sebebiyledir.

Macron ve çevresi işçi sınıfına savaş açıyor, böylece toplumun serveti mümkün olduğunca kapitalist sınıfa geri dönüyor. Bu kriz döneminde, ekonomik çöküş, kapitalistlerin karlarını böylelikle güvence altına alır. Hükümetlerin itaat ettiği sistemin mantığı budur. Yüzbinlerce aile geçinemiyor mu? Restos du Coeur'a uğrayanlar arasında giderek daha fazla emekliler var mı?

Çok kötü! Büyük burjuvazi servet rekoru kırmaya devam ediyor.

Güç dengesini tersine çevirmek ve savaşı kazanmak için, grevciler için sempati veya maddi destek yeterli olmayacak. Hareketin büyümesi gerekli ve greve tüm işçiler sahip çıkmalı. Asla daha azıyla yetinmeyen kapitalistlerin hırsızlığı karşısında, işçilere sefalet içinde eşitlik taklitlerini övecek ayrıcalıklı hizmetçilerin kibiri olur. Sınıfı harekete sürükleyen etkenlerden biri budur.

Savaş bitmedi ve 9 Ocak'taki grev ve protesto günleri için sokakta daha çok kişi olacak. Ancak işçi kampına karşı ya itaat etmeli ya da darbe almalı fikrine inanan varlıklı sınıfların temsilcilerine karşı işçiler başlarını kaldırdı. Vurulan darbelere tepki vermeden geçmediğini gösteren grevciler bunun tüm işçilerin genel çıkarına olduğunu da göstermiş oldular.

Öyleyse önümüzdeki yıl tüm işçilerin başlarını dik tuttuğu, işçi sınıfının, geleceğin ve tüm toplumun mücadele edeceği bir yıl olacağını umalım.

 

30 Aralık 2019 Lutte Ouvriere / İşçi Mücadelesi İşyeri Bültenleri

 

Metinde geçen bazı kısaltmalar

MEDEF: TÜSİAD karşılığı sermaye örgütü

SNCF: Demiryolları

RATP: Metro

APL: Konut yardımı

EDF: Elektrik şirketi

Restos du Coeur: Önceleri evsizlerin şimdilerde aylıkları yetmeyen emeklilerin rağbet ettiği ücretsiz yemek restaurantları zinciri

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS