Emekçinin sırtından batık kredileri kurtarma planına hayır!

Mücadele
Görünüm

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak “reform” olduğu iddiasıyla, “Yapısal Dönüşüm Adımları” denilen bir plan açıkladı. Plan dediğimize bakmayın, adı öyle: Hepsi 9 sayfa. Sunumu 25 dakika sürdü ve ömrü 8-9 ayla sınırlı.

17 yıldır iktidarda olan bir hükümet neden kısa vadeli, aceleye getirilmiş, çelişkili bir plan açıklamıştır? Üstelik, kamuoyunu ikna etmek üzere ‘sosyal taraflar’la görüşüp, planı yandaş işçi ve patron örgütlerine kabul ettirme yoluna gitmemiştir.

Bu iki şeyi gösteriyor: İlki ekonomik kriz çok derindir. Seçimler vesilesiyle krizin hızı düşürülse de ‘mazbata’ krizinin tetiklediği siyasal durum, iktidara olan güveni hem içte hem dışta olumsuz etkilemektedir. İktidarın ikna kabiliyeti azalmıştır.

İkincisi, yakında IMF ile görüşülecek olması başta banka sermayesini kurtarmak üzere, emekçinin boğazına çökmeyi karar altına aldıklarını patronlarına göstermek istemiş olmalılar.

‘Yapısal Dönüşüm Adımları’ iki önemli hedefe sahip.

Birincisi, vergiyi tabana yayma adıyla ücretlilerin vergi yükünü artırmaktır. AKP iktidarı, yalnızca kayıtlı ücretlilerden vergiyi zamanında toplayabilmektedir. 17 yıl içinde ücretlilerden toplanan vergi, toplam vergi içinde yüzde 10 artırılarak yüzde 74’e ulaşmıştır. Plan, vergiyi tabana yaymak adına bu oranı daha da artırmayı öngörmektedir. AKP döneminde sermayenin vergilendirilmesi ise, yüzde 30’dan 20’ye düşmüştür, Daha da düşürülmek istenmektedir.

İkincisi, krizin teğet geçtiği iddia edilen dönemde, işsizlik fonu kamu bankalarına aktarılmış, kredi çöküşü kısmen önlenebilmişti. Ancak batık kredi miktarı devamlı artıyor. 2019 yılında enerji sektörünün kredi borcu 51 milyar dolara ulaştı, 20 milyarı yapılandırılmış 28 milyar dolar da diğer özel sektörlerin kredi borcu bulunmaktadır. Çöküşü önlemek için kamu ve özel bankalara sermaye aktarılmak isteniyor, bu kez kıdem tazminatı fonunu kullanılacaktır.

Plan, emekçi sınıflara, emeklilere daha fazla vergi ödetecek, işçilerin kazanılmış hakkı olan kıdem tazminatı fona devredilip gasp edilerek, batık şirket kredilerinin çöküşünü önlemek üzere kamu ve özel bankalara aktarılacaktır.

Seracılığı teşvik, kooperatifleri özendirme, turizm gelirlerini 70 milyar dolara çıkartıp, küçük baş hayvan sayısını iki kat artırma, hal yasası veya sigortacılığın desteklenmesi gibi nasıl olacağı açıklanmayan, üstelik 9 aylık bir plan süresinde yapılması mümkün olmayan maddeler var. Plan süsü vermek için kafa karıştırmaya, kamuoyunu aldatmaya yönelik adımlar. Ortada bir reform, bir plan varmış algısını oluşturmak üzere aralara serpiştirilmiş, uçuşan vaatler. Nitekim, bu bomboşluk sebebiyle olacak ki, Bakan bey gazetecilerden soru almamıştır.

Emekçi sınıflar açısından mücadelenin koşulları her zamankinden daha fazla var. Özellikle de AKP’nin oy kaybettiği ve ayakta kalmak üzere MHP ile ittifak kurduğu şu günlerde. Kriz, AKP’yi eritmektedir. Sayılar ortada: 2011 yılında 50 milyon seçmenin 21 milyon oyunu alan AKP, 2019’da seçmen sayısı 57 milyona çıkmasına rağmen, 18 milyon oy almıştır.

AKP yine de sözcüsü olduğu sermaye sınıfı için çalışmakta, batık kredileri emekçilere ödetmek üzere adımlar atmaktadır. Bu adımların bedelini ona ödetmeliyiz. Hem ekonomik hem de siyasi krizin sorumlusu olan sermaye sınıfı ve bankalar ile AKP-MHP siyasi ittifakı bedel ödemelidir. Yeter ki işçi sınıfı birlik olsun, işyeri ve fabrikalarda her seviyede örgütlenme başarısını göstersin!

İşçilerin Sesi Gazetesi

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi