İşyerlerinden... Fabrikalardan

Sendika
Görünüm

İşyerlerinden haberler...

GIDA

İşyeri kurumsallaşıyormuş...

Kurumsallaşmanın işçiye ne faydası var? Sadece bir örtü olacak ve yine düşük ücret, yine mesayi olacak.

Patron işine geldiği gibi yapıyor. Kurumsallaşan iş yerinde yalakaların sayısı artıyor başka da bir şey yok. Yıl başı geliyor diye bir aya yakın işçi 12 saat geceli gündüzlü çalıştı. İşler bitti tatile girerken de 1 kilo çikolata biraz da ıskarta çikolata, 1 kilo tatlı verdiler. Eskiden yılbaşında çikolata, kuruyemiş, tatlı, meyve hepsinden veriliyordu. Şimdi patron zenginleşti, kurumsallaştı çimrileşti.

Bütün bunlar işçiye karşı. Oysa idari kadro ya da ustalar söz konusu oldu mu hiç de cimri değil. İdari kadroyu yeni yıl yemeğine götürdü içki, canlı müzik eğlendi. İşçiye nispet yapar gibi patron, müdür hep birlikte resim çekip paylaşıyorlar. Ertesi gün ustaları yemeğe götürdüler. O iki günde mesaiye bırakmadılar.

İşçiler sorumluya sormuş niye mesaiye kalmıyoruz diye, o da çok yoruldunuz bugün dinlenin demiş. Vay yalancı vay! Oysa yemeğe gidiyorlarmış işçinin yorulması kimin umurunda?

Patron idari kadroyla işçi arasında o kadar ayrımcılık yapıyor ki, işçilerin patrona gücü yetmiyor, ona değil yemeğe gidenlere tepki gösteriyorlar. Kabahat gidende değil asıl, yemeğe götürende. İşçi bunun daha tam farkında değil.

Sorun yemek değil maksat patronun işçiyi görmezden gelmesi. Oysa çalışan, üreten biz sefasını süren patron ve yalakaları. Bu durumu görüp biz işçiler de ona göre hareket etmeliyiz.

G. KEMERLİ

 

TAŞIMACILIK

THY çalışanlarından yeni sendika girişimi...

Henüz kamuoyuna açıklanmasa da arkadaş gruplarında dolaşan ve kurulduğu açıklanan yeni bir sendika var. Sendika kurulması konusu Hava-İş kongresinden bu yana (11-12 Kasım) ve hatta delege seçimlerinin adaletsiz dağılımından beri konuşulan bir konu.

Çoğunluğunu kaptanların oluşturduğu bu tartışma tarafında nasıl bir gelişme olacağı belli olmasa da sürecin uzaması halinde sendika meselesinin çalışanların gündeminden düşmesi mümkün. Tabii ki bu yıl sonunda başlayacak olan toplu sözleşme dönemi de sendika meselesini çalışanların gündemine yeniden getirecektir.

Hava-İş ise, durumdan hiçbir rahatsızlık duymuyor. Sendikanın yönetimini eli geçiren THY’den atılma, eski İnsan Kaynakları sorumlularından Serdar Uygur oldu. Kendisi avukat olmasına rağmen, bu kongrede Genel Merkez yöneticisi oldu. Sendikayı çekip çeviren, mali yönden faydalanan esas kişisi Serdar Uygur.

Kabin ekipleri makine değil

Uçuş çalışanlarının gündeminde ise, ekip planlamanın beceriksizlikleri var. FTL uygulamasının yarattığı karışıklık sürüyor. Saatler öyle ayarlanıyor ki, bir dakika gecikmen halinde uçuşu kaçırman, ekibe yetişmen mümkün değil.

Uçuşların ucu ucuna planlanması (planlama denirse) kabin ekibinin hızlı koşucu olmasını gerektiriyor. Özel havayolu şirketlerinde ‘etinizden, sütünüzden herşeyinizden yararlanırlar, ellerinden gelse 7 gün uçururlar’ denir ve THY’nin farklı olduğu söylenirdi.

Ancak şimdiki uygulamalar özellerin esnek çalışma koşullarını aratmıyor.

Uçuş gibi hassas bir işi bu derece stres yüküyle yapmanın maliyeti eğer ortaya çıkmıyorsa, kaza/kırım yoksa bu tamamen çalışanların özverili olması sebebiyledir. Fabrikada makinenin hızını ayarlar gibi uçuş ekibinin bir uçuştan diğerine hızını artırmak büyük risktir.

Ekip Planlama günü kurtarayım derken kabin çalışanlarını baskılayarak uçuş sırasındaki risklere yenilerini ekliyor.

Bir de planlamanın yanlış yazımları var. ER boşunun yerine T yazılmış. FTL’ye göre çalışanın kendi boşu olması gerekirken, arada ER boşu uçuyor. Onu vermemiş oluyor.

THY çalışanları hem çalışma koşullarının esnekleşik hızlanması hem de sendikanın kendilerini temsil etmemesi arasında sıkışıp kalmış durumda. Bu sıkışıklığın çözümü basitçe bir sendika kurup oraya geçmekle alt edilecek kadar kolay değil.

Çalışanlar arasında mücadele ederek hak alma fikri epeyce erezyona uğramış durumda. Bu sebeple sendika konusu da dönüp dolaşıp kaptanlarla mevcut sendika yönetiminin arasına sıkışıp kalıyor. 20 binden fazla çalışan var ve mevzu kaptanların tamamı işin içinde olsa 4 bin, 5 bin kişiden çok daha fazla çalışanı ilgilendiriyor.

Bir sendikanın yetkili olabilmesi için, en az 11 bin kişinin yeni sendikaya üye yapılması gerekecektir. Bunun içinse, kabinin desteği kesinlikle gereklidir.

Serdar İKİZ

DAYANIŞMA

Turkcell kaybetti, Ali İsmail Korkmaz kazandı…

ALİKEV’in kampanyasında aktif rol oynadığı için Turkcell tarafından tazminat ödemeksizin işten çıkarılan Alper Mertoğlu, Turkcell’e açtığı işe iade davasını kazandı

Turkcell İş Zekası ve Sistemleri biriminde müdürlük yapan ve işyerinde muhalif kimliğiyle bilinen Alper Mertoğlu, Ali İsmail Korkmaz Eğitim Vakfı’na (ALİKEV) destek amacıyla düzenlenen “Kıtadan kıtaya düşlerinde özgür dünya” kampanyasında aktif rol üstlendiği için tazminat ödenmeksizin işinden çıkarılmıştı.

TMMOB Fizik Mühendisleri Odası İstanbul İstanbul Şube Başkanı Alper Mertoğlu’nun Turkcell’e açtığı davanın ilk duruşması bugün (19 Aralık) Kartal Anadolu Adliyesi’nde görüldü.

Dava öncesinde açıklama yapan Alper Mertoğlu, davanın Ensar’ın kokuşmuşluğu ve onun arkasında olanların karanlığı ile Ali İsmail’in güzel düşleri arasında olduğunu söyledi ve mücadelemiz devam edecek dedi.

İlk duruşmada işe iade davasını kazanan Mertoğlu, “Ali İsmail’in güzel hatırasına armağan olsun,daha güzel günler göreceğiz!” diye konuştu.

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi