TÜMTİS'li yöneticilere hapis cezası: Sendikal harekete gözdağı...

Sendika
Görünüm

Türk-İş’e bağlı Tüm Taşıma İşçileri Sendikası’nın (TÜMTİS) 2007 yılından bu yana devam eden ceza davası, dava süreci iş hukuku ve sendikal mücadele tarihine ibret belgesi olarak geçecektir.

Horoz Kargo’da sendikalaşma faaliyeti yürütülmekteydi. İşveren işçileri işten çıkarmıştı. Daha sonra işten atılan 20’den fazla işçinin işe iadesine karar verilmişti. TÜMTİS Ankara Şube yöneticileri 2007 yılında bir gece yarısı operasyonuyla gözaltına alınmış ve tutuklanmıştı. 

Birçok işçinin ve sendikacının bildiği bu süreçte sendikacıların tutuklanma gerekçesi tam bir hukuk skandalı sayılır. Türk Ceza Kanunu’nda (TCK) sendikalaşma sürecine dair önemli iki madde var: 117 ve 118’inci maddeler. Patron bu maddelere dayanarak, işçileri zorla sendikaya üye yapmak gerekçesiyle, sendikal faaliyeyeti ceza yasasının 117’inci maddesine sığdırarak sendika yöneticilerini ve işçi mücadelesini sindirmeye, sendikalaşaca işçilere ve topluma da gözdağı vermeye çalıştı.

TCK 117 sendikal örgütlenmeye ceza

Hakim sendikacıları tutuklarken TCK 117’deki “iş çalışma hürriyeti” maddesine sarıldı. Sendikacıları işçinin çalışma hürriyetini kısıtlamakla suçlayan Horoz Kargo patronun yaptığı şikâyet; savcı, emniyet ve adalet mekanizması tarafından derhal dikkate alındı. Oysa ki, yüzlerce başka örnek vardır ki, işçiler yasal ve Anayasal güvencede olmasına rağmen bir sendikaya üye oldukları için, işverence işten atılmış, onlara karşı en büyük şiddet uygulanmıştır. Ancak hiçbir savcının aklına ‘patrona dava açmak’ gelmemiş, yapılan şikayetler de TCK ile değerlendirilmemiştir. 

Sendikalaşma yaşanan bir işyerinde yaşanan normal prosedürde; işçinin örgütlenmesine karşı patronun; baskı, işten çıkarmalara karşı TCK 118’inci maddesine göre işveren hakkında sendikalaşmaya engel olmaktan ceza davası açılması gerekirken, patrondan yana taraf olan yargı örgütlenmeyi baltalamak, emek hareketine gözdağı vermek için sendikacıları tutuklamayı; şimdi de hapis cezasını kesinleştirmeyi seçti. Yargı yaşanan işçi mücadelesini, işçilerin sendikaya üyelik talebini, patronun sendikal örgütlüğü duyduktan sonra işçi çıkartmasını, işten atma şiddetini yok saymıştır. Savcısı, kolluk kuvveti bütünüyle Horoz Kargo patronuyla tam bir işbirliği içine girdiği görülüyor.

TCK 118 yok hükmünde

Eğer hukuk işleseydi Horoz Kargo yöneticileri hakkında sendikal haklarının kullanımını ihlalden dava açılmalıydı. Cezaevinde olması gerekenler sendikalaşma faaliyeti yürüten sendikacılar değil, sendikalaşmayı engellemeye çalışan işverenler olmalıydı. 

Sendikacılar çıkarıldıkları Özel Yetkili Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından tutuklandılar ve 6,5 ay tutuklu kaldılar. Yıl 2007 idi ve yargıda “paralel” işgal vardı. Tahliye sonrası dava devam etti. Beş yıl süren davada sendikal faaliyet “suç örgütü kurmak” olarak değerlendirildi ve TÜMTİS şube yöneticileri 1 ile 6,5 yıl arasında hapis cezasına çarptırıldı. 

TÜMTİS’e yönelik yargı darbesi bütün sendikaları ve emek hareketini tehdit ediyor. Sendikal örgütleneme artık aba altından sopa gösterip değil, yargı eliyle “hukuk” kullanılarak baskı altına alınmaya çalışıyor.

Sendikaların ve konfederasyonların varolma ya da yokolma sürecinde bu her sendikayı tehdit demektir. Konfederasyon, işkolu ayırmaksızın yaşanan hukuksuzluğa, baskıya karşı birlik olup, tepki göstermek gerekir. Bugün TÜMTİS yarın diğer sendikalar “hukukun” araç edindiği bu saldırının gazabına uğramadan… geç kalmadan... 

İşçilerin Sesi Gazetesi Sayı 61, Nisan 2017

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi