Hava-İş’in yeni başkanı İlker Aycı mı?

Sendika
Görünüm

THY Yönetim Kurulu Başkanı İlker Aycı, özellikle kokpitin, pilotların Hava-İş Sendikasından ayrılarak yeni kurdukları Hava Sen’e geçmekte oluşuna inanılmaz bir öfke ve tepki duyuyor.

Bu öylesine bir tepki ki, sosyal olarak 18 yaş sendromuna benziyor ve kabinden çağırdığı personelle yaptığı konuşma bize bunu böyle düşündürmektedir.

Kabin ile yaptığı görüşmede karşınızda sanki Türkiye’nin ‘amiral gemisi’ sayılan THY’nin patronu değil de bir tekstil atölyesinin patronu var ve işçilerin bir sendikaya üye olmaları ağrına gitmiş ve onları bir başka sendikada kalmaları için ikna toplantısı düzenlemiştir.

İlker Aycı’nın bu toplantılarda ne söylediğine geçmeden, eğer bu toplantıya katılanlardan şahit olan çıkarsa, İlker Bey Türk Ceza Kanununun 118 ve 119’uncu maddeleri gereği, Anayasa’nın 51, 52 ve devamı maddelerde yer alan sendika seçme ve sendikadan ayrılma yönünde çalışanlara baskı yapılamaz maddesine aykırılıktan hapis cezası yememesi işten bile değildir.

İlker Aycı tam bir sendika cahili olarak konuşmuş ve çalışanlar da doğal içgüdüleri gereği bu saçmalıkları kaydetmişler ve paylaştılar. Buradan anlaşılıyor ki, İlker Aycı yönetim kurulu başkanlığının yanısıra Hava-İş Sendikasının başkanlığına da adaydır.

Bir işveren bir sendikayı bu kadar mı savunur, bu kadar mı çalışanlarını bu sendikada kalmayarı yönünde iknaya çalışır ve sözlerini kesip hatta baskı yapar. İnanılır gibi değil. Dedik ya, küçük bir tekstil fabrikasının patronunun seviyesinde bir konuşma yapmıştır.

Yanlış-Doğru açıklayalım

Birinci yanlış: Patron (İlker Aycı), Hava Sen’in kuruluşunu 3. Havalimanının açılış sürecine denk getirilmiş ‘manidar’ bir iş olarak görüyor.

Doğrusu, Hava Sen yılların birikimi ve sendika yönetiminde temsil edilmeyiş sebebiyle son Hava-İş genel kurulunun (11-12 Kasım 2017) sonucunda, başka çare kalmadığı için kurulmuştur. Meşru, yasal bir kurumdur.

İkinci yanlış: Patron, Hava-İş bizi temsil ediyor, demek yanlış. Aralarında kabin memuru var, pilot var demektedir.

Doğrusu, aralarında uçuş işletmenin seçtiği ve onay verdiği pilot ve kabin memuru yok. Yandaş olan birkaç temsil kabiliyeti olmayan ismin sendika yönetiminde olması, bunu çalışanların tercihi olarak göremezsiniz.

Üçüncü yanlış: Patron ben istatistik rakamlarının arkasına sığınarak bir meşruiyet yaratmaya sıcak bakmadığımı net ifade edeyim demektedir.

Doğrusu: Sözü edilen sayılar, TÜİK rakamı değil ki? Yanlış hesaplama sonucu elde edilmiş sayılar değil ki? Söz konusu olan uçuş işletmenin sendika üyelerinin yüzde 70’ini oluşturması, aidatların yüzde 90’ını ödemesi ama genel kurulda delege olarak yüzde 25’ten biraz fazla temsil edilişidir. Burada sayılarla meşruiyet arayışı yok, meşruiyetin sayılarca yerlebir edilişi var.

Dördüncü yanlış: Patron geçmişte 305 olayları oldu mu, grevler oldu mu, şirket içine kapandı mı, bunları mı istiyorsunuz diyor.

Doğrusu, işkolundan grev hakkını çekip almak isteyen bir yasaya karşı demokratik protesto hakkını kullanmak, uzlaşmazlık olduğu koşullarda greve çıkmak yasal, anayasal bir haktır. Nitekim, bu hakkı kullanan 305 işçi işten atılmış ve mahkemeler onları işe iade etmiş, tazminatlarının ödenmesine karar vermiş ve şirket de geri almak zorunda kalmıştır. Patron grev olmasın, işçi protesto hakkını kullanmasın sadece çalışsın, çalışsın, çalışsın istiyor...

Beşinci yanlış: Patron büyüklerimiz diye birşey yok, kafanızda ekstra hiyerarşi oluşturmayın, ne demek ya, özgüveniniz olsun diyor

Doğrusu, hem mesleki olarak hem de yaşça büyük olanlara saygı duyulması, çalışma barışı açısından önemli bir değirdir. İşyeri eğitimlerinde bu vurgulanır. Uçuş boyunca bir hiyerarşi olmasa, kaos olur ve uçuş güvenliği tehlikeye gider sayın THY Yönetim Kurulu Başkanı...

Altıncı yanlış: Dünyanın gözü olan bir havalimanına giderken sendikacılık mendikacılık nedir? Hangi hakkınızın elinizden alındığını düşünüyorsunuz, demektedir.

Doğrusu, elimizden alınan haklarımızı 30’a yakın madde halinde sıraladık ve ilan ettik. Dünyanın en büyük havalimanına giderken sendika olmasın mı istiyorsunuz, sizin istediğiniz sendika mı olsun istiyorsunuz?

Yedinci yanlış: Patron Hava Sen’i yalan, yanlış ve itibarsızlık üzerine inşa edilmiş bir sendika hareketi olduğunu iddia ediyor.

Doğrusu, ispat etmesi gerekir. Ancak bu sendika Hava-İŞ’in yalan, yanlış ve çalışanları itibarsızlaştırması üzerine kurulmuştur.

Sekizinci yanlış: Yeni sendikanın ne itibar göreceğini bekliyorsunuz? Çalışanların pilot maaşı, pilotların CEO maaşı alacağını mı bekliyorsunuz?

Doğrusu, neden olmasın. En büyük ve en karlı şirket bu günkünden daha iyi ücret ve çalışma ortamı sağlayabilir ama bunu yapmak yerine sinekten yağ çıkartmaya çalışmaktadır.

(...) uzayıp gidiyor gazeteye sığmayacak kadar uzun. Kayda geçen 15 dakikalık konuşmanın her cümlesine cevap vermek mümkün, gerekli.

Sıra işten çıkartmada mı?

Dedik ya, tekstil atölyesi patronu gibi hareket ediyor. Şimdi de 4 pilot ve 8 kabin çalışanından savunma istendi ve işten çıkış için disiplin kurulu yolları açıldı. Patron sanıyor ki, işçi atarak, yeni 305’ler yaratarak yeni sendika gayretinin önünü alabilirim.

Kuşkusuz işten çıkartma tüm çalışanlar için en ağır bir cezadır ve bu tehdit yeni sendikaya geçenler üzerinde olumsuz yönde caydırıcı bir etki yapabilir.

Ancak bunun bu işyerindeki çalışma ortamını yerle bir etme ihtimali de vardır ki, THY Yönetim Kurulu başkanının tarafsızlığını, empati kurarak çalışanlarına kulak vermesini, onların tercihlerine saygı göstermesini ortadan kaldırır, despot bir yönetim kurulmasını sağlar.

Bu durum THY’yi büyüyen ama Dünya’da istenmeyen Katar, Suudi Arabistan havayolları ligine düşürecektir. Halep ordaysa, arşın burada. 

İşçilerin Sesi Gazetesi Nisan 2018

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS