2019 Ocak: İşyerlerinden, fabrikalardan...

Emek
Görünüm

2019 Ocak: İşyerlerinden, fabrikalardan...

TAŞIMACILIK

THY sözleşmesi başladı…

THY ve Hava-İş sendikası 26. dönem toplu sözleşme için görüşmelere başladı THY yönetimi tarafından hazırlanan Hava-İş tarafından bazı eklemeler yapılan taslak metin kamuoyuna sunuldu.

Bu sözleşme 11 binden fazla kabin, 6 binden fazla kokpit çalışanı ve diğer iş yerleri ile 20 binden fazla emekçiyi ilgilendiriyor.

Hava-İş sendikasından kimse memnun değil dersek yeridir. Ancak yetki onda. Hava-İş sendikasına alternatif olarak kurulan Hava-Sen kokpitten çok destek görsede kabinden ve diğer çalışanlardan yeterli desteği göremedi ve yetki alamadı. Yetki alacakları konusunda çok iddialıydılar ancak işveren sendika yöneticilerini iştenr attı ve sendikanın hızı kesildi.

Saha kısmen temizlenmiş oldu ve Hava-İş sendikası THY yönetimi ile ne işçi baskısı ne de mu- halif güçlü bir sendika baskısı olmadan çok rahat bir ortamda bu görüşmeleri gerçekleştiriyor. 2012 yılındaki yaşanan toplu işten çıkarmalar ardından gelen grev ve 24 yıllık Hava-İş’te yönetim değişikliğinin ardından mevcut sendika yönetiminin yapacağı 3’üncü toplu sözleşme olacak. THY yönetimi arkasın- daki siyasi güç ve yeni havalimanı ile birlikte agresif büyüme stratejisini devam ettirirken çalışanların üzerindeki baskılar daha da artmakta.

Havayolu çalışanlarına yönelik cumhurbaşkanı tarafından yapılan vergiden muaf miktarın arttırılması, pilotların döviz yükselmesinden dolayı yurtdışına gitmelerini engellemek için ar- darda yapılan zamlara rağmen işyerinde huzursuzluk arttı. Huzursuzluğun nedenlerinin bazıları şunlar:

Pilotlar dışında diğer çalışanlara hiç zam yapılmaması, kabin çalışanları üzerinde artan baskı, yoğun uçuş programları, 2012 yılında haksız yere işten çıkarılıp geri alınan kabin çalışanlarının 5 yıl aradan sonra hala eski kıdemlerinin verilmemesi (bununla ilgili taslak metinde bir madde var, önceki TİS'de de vardı ama uygulanmadı), yabancı pilotlardan sonra yabancı kabin memuru alımının artması (işsizlik bu kadar çokken), rapor aldığı için hala atılma korkusu yaşan kabin çalışanlarının varlığı...

TİS 3 yıllık hazırlanmış ve zam oranları ilk altı ay yüzde 6 sonraki aylar birer azalıyor. Ancak kabin ile kokpit arasındaki ücret farkı açığı kapanmıyor.

İşveren ne istediyse sendika bunu yapmasına rağmen, işverenin 20 bin işçiden sadece 6 binin (pilotların) durumunu dikkate alınması, sendikayı zor durumda bırakıyor.

Çelişki şurada: İşveren sendikayı hiçe sayıp pilotlara zam veriyor. Sendika ise, Hava Sen’in varlığı sebebiyle kabin çalışanlarını kaybetmek istemiyor.

Bu çelişkinin nasıl çözüleceğini belirleyecek olan 20 bin çalışanın rahatsızlıklarını ifade etme güçlerine bağlı. Hava Sen için bir fırsat. Çalışanların sesi olmasının imkanı var. Çalışanlar baskılar sebebiyle ses çıkartmakta zorlanıyor. Güvenecekleri bir liderlik arıyor.

Ancak Hava Sen’in açmazı şu: TİS bittiği için dayanışma aidatı ödeyenler, yeni TİS imzalana kadar aradaki süre için alınacak farkları alamazlar. Yasa, dayanışma aidatı ödeyenler TİS imza tarihinden sonraki dönemden faydalanır, aradaki sürede faydalanamaz demektedir. Diyelim ki TİS Mart’ta imzalana- cak. 1 Ocak ile Mart arasındaki farkları dayanışma aidatı ödeyenler alamıyor.

Hava Sen üyeleri dayanışma aidatı ödeyip Hava İş’e üyelikten ayrıldılar ama TİS’ten yararlanmak için dayanışma aidatı ödüyorlar. Bu durumda Hava Sen kendi üyelerine ne önerecek? Hava İş’e baskı yapabilecek mi? Hava Sen üyelerini tutabilecek mi?

Bütün bu soruların cevaplarını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

Serdar İKİZ

GIDA:

Birlikte hareket edersek hak alabiliriz

Patron yılbaşı nedeniyle yakın tarihli siparişler almış. Hem mesai yapıldı hem de vardiyalı çalışıldı. Siparişler bitti mesai ve vardiya kaldırıldı. Yine de aynı tempoda çalışıyoruz. Malum zam ayı. Patron zammı düşük tutmak için ‘sipariş az kriz var’ havası yaratıyor. Tabiki işçiler buna inanmıyor; çıkan maldan da belli zaten, kriz yok onlara. Müdür zam hakkında işçilerin nabzını yoklamaya başladı. Zammı soran işçiye de ‘en iyisini yapacağız kuşkunuz olmasın’ deyip geçiştiriyor.

Her yıl aynı lafları duyuyoruz ama sonuç değişmiyor. Maaşlar her zaman yetersiz kalıyor. Pat- ron çalışana değil eli arkasında gezene para veriyor.

O kadar boşta gezen yönetim bölümünde çalışan varki, iş yapıyormuş gibi görünenler zammı alıyor. Onların işi işçileri içeriye ispiyon etmek, bunun için de patrondan para almak. Bu yalakalar hep işçilerin eksiklerini göreceğine biraz da idarenin eksiklerini görseler olmaz mı?

Mesela şunları görmüyorlar mı? Üç yıl önce yeni fabrikaya taşındık daha lavobolar ve soyunma dolapları eski yerinde üstelik her tarafı dökülüyor. Yağmur yağınca soyunma dolaplarından sular akıyor. Temizlik personeli akan yerlere kova koymaktan bıktı. Lavobolara peş peşe girip çıkılıyor.

Düzgün temizlenmiyor. Her durumda hijyen sıfır. Yeni fabrikada lavoboya gidip gelmek on dakikadan fazla sürüyor. Gelince usta bu saate kadar nedesin diye laf ediyor. Yemekhane desen ayrı bir dert zaten. Çok küçük kimse sığmıyor.

Oysa yeni fabrika taşınırken yemekhaneyi lavoboları sayunma dolaplarını hemen yeni yere taşıyacağız diye açıklama yapmışlardı. Oysa o bölümler hala inşaat halinde. Patron işçiler ne durumda yemek yiyor ya da soyunuyor umrunda değil. İşçilere ait mekanları düzeltmeye para harcamak yerine makina alıp karını daha da artırmayı düşünüyor. Zorlukları çeken biz, sefayı süren patronlar.

Aslında bunun bilincinde her işçi. Ama kimse hakkını aramak istemiyor. Susmakla değil birlikte hareket edersek hakkımızı alabiliriz.

G.KEMERLİ

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi