Kudüs: Trump'ın hiçbir şey umrunda değil...

Dünya
Görünüm

İsrail’in Filistin toprakları üzerinde bağımsız bir devlet olmasıyla başlayıp, 1967 Arap-İsrail savaşıyla devam eden süreç, ABD Başkanı Donald Trump’ın son Kudüs çıkışıyla yeni bir aşamaya geçti.

Kudüs dinlerin merkez saydığı bir kent ve bu özellikleri sebebiyle bir dine, ulusa ait olmaması Birleşmiş Milletlerce güvence altına alınmıştır.

Hristiyanlar için İsa’nın çarmıha gerildiği yer. Müslümanlar için Mescid-i Aksa, Haremüş-Şerif. Yahudiler için Ağlama Duvarı bu kentte.

Kudüs İsrail için devlet olmasının bir gereği saydığı başkenti. Nı zamanda Filistin devleti de gelecekteki başkenti olarak bu şehri görüyor. Nitekim 1993 Oslo Barış Görüşmeleri sırasında Kudüs’ün statüsü ileriki aşamalarda tartışılmak üzere bırakılmıştı.

İsrail kentin doğusunu 1967'de ‘6 Gün Savaşları’ sırasında işgal etmişti. 1980 yılında Kudüs’ün tamamını başkenti ilan etti. Ancak bugüne kadar Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyan hiçbir devlet olmadı. Bu anlamda, Trump'ın kararı da bir ilk olma özelliği taşıyor.

Kudüs’te 850 bin kişi yaşıyor. İsrail 1967’den buyana 10 yerleşim birimi kurdu ve buraya 200 bin Yahudi yerleştirdi. Bugün nüfusun yüzde 37’sini araplar yüzde 67’sini Yahudiler oluşturuyor. Bu durum bile, İsrail’in yayılmacı biçimde Kudüs’ü işgale devam ettiğini gösteriyor.

Trump’a gelince, aldığı bu karar eski bir Senato kararının güncellenmesi anlamına geliyor. Senato kararı her 6 ayda bir başkanın önüne geliyordu ve kararda yazdığı gibi başkanın Kudüs’te ABD büyükelçiliği inşaatını başlatma kararı vermesine bağlanıyordu. Trump bu kararı verdi. Elçilik inşa edilecek. Bunun ise en erken 3 yıl anlamına geldiği söyleniyor.

Kararın hemen bir yaptırımı yok ama İsrail-Filistin çatışmasında açıkça İsrail tarafının yayılmacılığını, katliamlarını onaylayıp dengeleri değiştiren bir çıkış bu.

Trump seçildiği andan beri görevden alınması için çalışılan bir başkan. Başkan yardımcısı Filyn Rusya ve Türkiye ile gizli görüşmelerde bulunmuş ve FBI’a yalan beyanda bulunmuş olma sebebiyle görevinden istifa etti ve yargı önüne çıkmayı bekliyor.

Trump ise, bugünü ve yarını garantilemek için Amerika’da güçlü olan Yahudi lobisinin desteğini elinde tutmak istiyor. Bu nedenle de önümüzdeki 3 yılı ve ardından yapılacak başkanlık seçimleri öncesini kendi için güvenceye alma çabasında. Bu çabanın Ortkadoğu’da hangi sonuçları doğuracağı hiç umurunda değil.

Bu sebeple Kudüs’ün başkent olarak tanınması ve ABD elçiliğinin Kudüs’e taşınması kararını verdi. Şimdi Filistin halkı bu kararın yol açacağı yeni katliamların hedefinde olacak. Bu durumu istismar edecek olan HAMAS, El Kaide gibi örgütler ise, yoksul Filistin’lileri kendi siyasetlerinin kolayca parçası haline getirme olanağını bulacak. Erdoğan gibi bazıları ise, İsrail ile Mavi Marmara meselesinin elbirliğiyle örterken, şimdi İsril’e karşı kahramanlık türküleri söyleme fırsatı bulacaklar.

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS