‘Xi Jinping’in yeni çağda, Çin’e özgü sosyalizm’i nedir?

Dünya
Görünüm

Çin Komünist Partisi (ÇKP) 19’uncu Ulusal Kongresini Ekim ayının sonunda tamamladı. 17-24 Ekim arasında gerçekleştirdi.

Kongrede partinin siyasal stratejisini ve 5 yıllık hedeflerini belirleyen belgenin Devlet Başkanı Xi Jinping’in adıyla parti tüzüğüne konuldu. Böylece, ‘kutsal’ mertebesine çıkartılan devlet başkanı Jinping, fotoğrafını Çin’in kurucu lideri Mao Zedung’un yanına asmış oldu.

Nedir bu yeni çağda Çin’e özgü sosyalizm?

Tüzüğe eklenen 14 madde şunlar:

• Parti liderliğinin ülkedeki tüm işleyişte söz sahibi olması

• İnsan odaklı bir yaklaşıma odaklanma

• Kapsamlı reformlara devam edilmesi

• Gelişim için yeni bir vizyon belirlenmesi

• Halkın yönetime katıldığından emin olunması

• İktidarın her biriminin kanun çerçevesinde çalıştığından emin olunması

• Temel sosyalist değerlerin korunması

• Yaşam standartlarının yükseltilmesi ve garanti altına alınması

• Doğa ve insan arasındaki uyumun sağlama alınması

• Ulusal güvenlik için bütünsel bir yaklaşıma geçilmesi

• Silahlı kuvvetlerde Parti liderliğinin mutlak yönetiminin korunması

• “Tek Devlet İki Sistem” prensibinin korunması ve ulusal birliğin yayılması

• İnsanoğlu için ortak bir gelecek fikrinin hakim olduğu bir toplum inşası

• Parti ekseninde titiz ve tam bir iktidar faaliyeti yürütmek

Bu maddeler ahlaki vaaz içerdiği gibi, cek, cak kısmına dair somut bir plana, karara sahip değil. Diğer maddeler ise, kapitalist/emperyalist devletlerde uygulanmakta. Örneğin, parti liderliğinin ülkedeki tüm işleyişte söz sahibi olması, ulusal güvenlik, silahlı kuvvetler, tam iktidar...

14 madde içinde işçilerle ilgili bir madde olmadığı gibi, üretimin denetimi, 5 yıllık plana karar vermede işçilerin söz sahibi olması, Çin literatürüne göre konuşacak olursak ‘Halk Komünleri’ (meclisler, sovyet) yok, onun yerine ‘halkın yönetime katıldığından emin olunması’ var! Gerisini ‘komünist parti’ yerine getirebilir...

1949 Çin Devrimindenbugüne

Çin devrimi, feodal toprak sahiplerine, Japon emperyalizminin işkaline, emperyalizmle işbirliği içindeki komprodor burjuvaziye karşı gerçekleşti. Çin’li lider Mao Zedung ‘Yeni Demokrasi’ hedefiyle ülkenin en alttakilerinin sesi oldu.

Çin’de iktidarı bırakıp kaçan hanedan ve komprodor burjuvazinin yerine komünist ismini taşıyan partinin kadroları geldi. Bu iktidar değişikliği devlet aygıtının devamlılığını korudu, yöneticileri değiştirdi. Devletin işleyiş mekanizması, karar alma süreçleri, ordu, bürokratik devlet aygıtı devrimi gerçekleştiren köylüler, işçilerce erişilmesi mümkün olmayan, denetlenmeyen özelliğini sürdürdü. Tüm halk adına komünist parti bu işi yerine getirecekti.

Çin devrimi, asalak burjuvazinin, toprak sahiplerinin iktidarına son verdi ancak işçi ve köylülerin iktidarını sağlayamadı. Devlet aygıtının işleyişi, burjuva devletlerinkiyle aynıydı, sadece yöneticiler komünist partiden seçilip gelmişti. Hatta büyük kısmı ise, eski devletin yıkılışı sırasında saf değiştiren bürokratlara ‘komünist’ elbisesi giydirilmesiyle oluştu.

Bu dönem Mao’nun 1973’te ölümü ve ardından parti içinde yaşanan siyasal karışıklık/suçlamaların ardından sona erdi. 1981 yılında yeni bir dönem açıldı.

Yeni dönemin en temel mekaniği, eski tip üretim örgütlenmesini, fabrika düzenini değişikliğe uğratmak üzere kapitalist yöntemlerin benimsenmesi oldu. Serbest piyasa ekonomisinin tüm kuralları açımasızca devre koyuldu.

Böylece son 30 yıldır her yıl yüzde 10 büyüyen ve dünya ekonomisinin ikinci büyük gücü seviyesine çıkan Çin ortaya çıktı. Çin dünyanın envai çeşit mallar üreten imalat merkezi oldu. 1981 yılında ülkede oldukça zor bulunan temel tüketim malları bugün her yerde bolca var. Ünlü ‘Çin malları’ efsanesi de diğer ülkelere ulaştı: Kalitesiz ama ucuz ürünler.

Bunlar ilk zamanlar küçük çapta ev eşyaları veya imalat avandalıklarıydı. Bugün hızlı trenden, jet uçağına, en modern makinelere ve otomobillere varan bir üretim söz konusu.

İnternet alanında da gelişme müthiş. İnternet üzerinden gerçekleşen ünlü Ali Baba alışveriş sistemi bütün dünyada bir numara.

Sonuç olarak partinin adı komünist ama üretim tam bir kapitalist modelde işliyor ve devlet aygıtı 1949 devriminden buya bu işleyişin alt yapısını sağlıyor. Bu sebeple de kapitalist üretim sistemlerine geçiş, siyasal bir sancıya yol açmadı. Ne eski Sovyetler Birliği’ne ne de Berlin Duvarının yıkılmasının ardından Doğu Bloku ülkelerine benzedi.

Kapitalist büyümeninsosyal maliyeti

Devlet Başkanı Jinping yeni temel çelişkinin “dengesiz ve yetersiz gelişme ile halkın daha iyi bir yaşam için giderek artan ihtiyaçları arasındaki çelişki” haline geldiğini söyledi. Hızlı büyüme Çinli zenginlerin hayat standartlarını da ve taleplerini değiştirdi: BBC’nin haberine göre, Oxford’da veya Cambridge’de bir eğitim, California’da bir tatil, Sidney’de bir villa gibi. Yurtdışında daha iyi bir yaşam talebi, bu isteklerin yurtiçinde tatmin edilememesinden kaynaklanmaktadır. En üst seviyede eğitim ulaşılabilir değil ya da yetersiz. En iyi hastanelerde uzun bekleme listeleri bulunuyor. Turistik bölgeler kalabalık ve orada hizmetlerin insanların beklentileri ile aynı hızda ilerlemesi pek mümkün değil. Büyük ilerlemelere rağmen kirli hava hala önemli bir problem olmaya devam ediyor.

Aynı haberde, birçok Parti temsilcisinin kongre boyunca kaldıkları Beijing’in merkezindeki Jingxi Oteli içindeki bir mağazada,  elektrikli filtreye sahip yüz maskeleri 398 yuana (60 ABD doları) satılıyor. Sokaklarda “Sağlığınız için havanın kirli olduğu günlerde lütfen maske takın” işaretleri bulunuyor. Jingxi’nin dışında eski, sıradan daireler metrekare başına 80.000 yuan’dan fazlaya satılıyor.

Çin’in farklı bölgelerindeki kalkınma farklılıkları da ayrıca uçurumları gösteriyor. Örneğin Ulusal Kongre’ye güneybatıdaki dağlık Guizhou Eyaletinden gelen delegeler, Jinping’e yerel bir likörün yalnızca 99 yuan karşılığında satıldığını söyledi. Guizhou’daki ortalama gelir geçen yıl Şanghay’ın üçte birinden daha az 15.121 yuan düzeyindeydi. Ülkenin en zengin üç kişisinin – ikisi İnternet gurusu ve bir emlak zengini – her biri 30 milyar doların üzerinde bir servete sahip. Bu arada, milyonlarca insan günde bir dolardan daha azı ile yaşamaya uğraşıyor.

Böyle bir sosyal manzaranın benzer yoksulluk altında ezilip sömürülen dünyanın diğer ülkelerindeki işçiler, köylüler için cazibe merkezi olması beklenemez. Çin sosyalizmi ve komünist partisi denilen şey esasen 1949 devriminin siyasal mirasını, popülelerliğini, geçmiş döneme son veren bir devrimin simgesi olması sebebiyle korunuyor. Ülkedeki burjuva/kapitalist işleyişe kılıf olabildiği sürece Çin komünist ismini kullanmaktan vazgeçmeyecek, ancak komünizmi de temsil etmeyecektir.             

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi