80'inci yılında IV.Enternasyonal

Dünya
Görünüm

Dördüncü Enternasyonal, 3 Eylül 1938 yılında, Paris civarında küçük bir köy olan Perigny’de Dördüncü Enternasyonal’i kurmak için Alfred Rosmer’in evinde 11 ülkeden 25 delege bir araya geldi.

Konferans, oldukça gergin başladı. Kısa bir zaman önce, Stalinist katiller tarafından öldürülen üç genç militan, Erwin Wolf, Rudolf Klement ve Troçki’nin oğlu Lev Sedov, konferansın onur konuğuydu. Troçki’nin oğluna ve iki sekreterine yönelik bu cinayetler, Stalin’e bağlı çalışan katillerin devrimci hareketi, fiziksel olarak da yok etmek için ne kadar büyük bir çaba içinde olduklarını gösteriyordu.

Öldürülen Klement, konferansı hazırlamakla görevliydi ve öldürülmesiyle birlikte, delegelerin onayına sunulacak, rapor ve tüzük maddeleri de yok oldu. Stalinistlerden gelebilecek tehlikelere karşı konferans, neredeyse alelacele yapıldı ve bir güne sıkıştırıldı. Yayınlanan sonuç bildirgesi, toplantının Lozan’da yapıldığından söz ediyordu.

Troçki ve Sol muhalefet, 1933’te Dördüncü Enternasyonal’i kurmaya karar vermişlerdi. Temmuz 1936’da Troçki, Enternasyonal Ko- münist Birlik’ten (Fransa’daki Troçkist örgüt) bir konferans düzenlemesini ve “Dünya Sosyalist Devriminin Partisi” nin kuruluşunu açıklamasını istedi.

Troçki, Dördüncü Enternasyonal’in resmen kurulmasının gerekliliğine inandığı halde, bu fikir, Troçkist hareket içinde çoğunluk tarafından henüz onay görmüyordu. Örneğin, karşı çıkanlar arasında, Fransa’da Molinier, Piere Frank, Victor Serge ve İsac Deutscher gibi tanınmış Troçkistler de vardı. Hareketin, hem sayı hem de örgütsel açıdan yetersiz olduğunu ve ortamın elverişli olmadığını düşünüyorlardı. Bu farklılık sadece 1938’e kadar sürmedi, günümüze kadar da sürdü.

Dördüncü Enternasyonal’in sınırları

Troçki, Dördüncü Enternasyonal’i kurma kararını verirken, bu girişimin eksik yanlarını görüyordu. Ancak, yaklaşmakta olan İkinci Dünya Savaşı ve İspanya’da Franco, Almanya’da Hitler’in iktidara yükselişi ile Sovyet bürokrasisinin denetimindeki Üçüncü Enternasyonal’in siyasal görevini yerine getirmemesi karşısında, Troçki’nin “yalnızca kendisinin yapabileceği bir iş” olarak gördüğü uluslararası siyasi müdahaleyi Dördüncü Enternasyonal’i kurarak yerine getirmeyi denedi.

Büyük maddi zorluklarla kurulan Dördüncü Enternasyonal, tutarlı tahlillere, perspektiflere ve mücadele yöntemlerine sahipti. “Kapitalizmin Can Çekişmesi ve Dördüncü Enternasyonal” başlığını taşıyan ya da kısaca “Geçiş Programı” olarak bilinen bu program, bugün de devrimci işçi hareketinin en önemli siyasi metinleri arasında yer alıyor.

Geçiş Programı, bir reçete değil, bir eylem programıydı. Bir bütün olarak işçi sınıfı hareketini, önderliği de dahil olmak üzere yeniden kurmaktı. Troçki’nin sorunu, sadece devrimci bir geleneğin sürdürülmesiyle sınırlı değildi; daha da önemlisi, işçi sınıfını bir bütün olarak kapitalizme karşı ayaklanmaya hazırlamaktı.

Ancak, enternasyonal son derece cılız örgütsel güçlere dayalıydı. 1938’de ilan edildiğinde zayıflığını da ilan etmiş oldu. Dünyada, hemen hemen her yerde, örgütleri ve militanları olsa da, gerçekten küçüktü. Üçüncü Enternasyonal’in bağrında Sol Muhalefete katılan militanların çoğu bu girişimde yoktu. Oysa gerçek bolşevik devrimci geleneği ve Üçüncü Enternasyonal’in kazanımlarını devredecek bunlardı. Kimileri öldürüldükleri için kimileri ise, örneğin İspanya’da Andre Nin gibi sağa kaydıkları için yoktu. Üstelik, Dördüncü Enternasyonal’i kuran güçler, 1933’ün Sol Muhalefetinden fazla olmadığı gibi, sol muha- lefeti oluşturanların dörtte üçü, Troçkizmle bağlarını koparmıştı.

Yeni enternasyonalin asıl zayıflığı, sayıca azlığında değil, etrafında toplanan militanların siyasi profilinde, yani toplumsal ve siyasi kökenlerinde, militan geçmişlerinde, işçi sınıfı hareketiyle bağlarında yatıyordu. Kuşkusuz, 1928’de Troçkist olan Amerikan Komünist Partisi (AKP) kurucularından James Cannon gibi istisnalar da vardı. Ancak genel durum, iç acıcı değildi.

Rusya dışında Sol Muhalefete ilk katılanlar, çoğu zaman Lenin ve Troçki'nin Bolşevik ilkelerine karşı çıkanlardı. Sol Muhalefete katılan bu grupların bağımsız bir varlıkları vardı. Ama ciddi bir kitle çalışması yaparak proletarya arasında kök salmayı denemiyor-

lardı. Genellikle Komünist Parti’lerden daha sol bir tavır içinde olan bu çevreler, Komünist Parti'lerin militan çalışma geleneğini öğrenmemişlerdi.

Bir yanda, önemli siyasi olaylara müdahale etmeye çalışan ve eski bir Komünist Enter- nasyonal yöneticisi olarak davranan Troçki vardı. Diğer yanda ise, emekleyen, durmadan bölünen, siyasi temeller yerine kişisel dostluklar ya da düşmanlıklara dayalı bir biçimde, yeniden birleşen Troçkist gruplar vardı. Bu Troçkist grupların temel faaliyetleri Troçki'nin makalelerini kendi dillerine çevirmek, kitaplar yayınlamak ve komünist harekete Troçki'nin siyasetini iletmeye çalışmaktı. Yani sonuçta kendi eylem ve deneyimlerinden kaynaklanmayan bir siyasetin propagandasıyla sınırlıydılar.

Gerek Troçki'nin sağlığında gerekse ölümünden sonra Troçkist militanlar, ya da gruplar, toplumsal hareketlere etkili bir müdahale- de bulunamadılar. Ne yazık ki, Troçki’nin öldürülmesinin ardından ve İkinci Dünya Savaşı’nın yarattığı koşullarda, bu önderlik inşa edilemedi.

Diğer enternasyonaller, işçi hareketinin yükseliş dönemlerine denk düşer. Oysa Dördüncü Enternasyonal, işçi hareketinin ve sosyalist hareketin gerilediği koşullarda kurulmuştur. Bu durum son derece önemlidir. Son derece küçük güçlerle kurulmuş ve Troçki’nin de dediği gibi “bir kadro enternasyonali”dir. Gücü küçüktür ama hedefleri büyüktür. Ekim devriminin ve Marksizm’in devrimci geleneğinin ileriye taşınmasını hedeflemiştir.

80 yıl sonra bir enternasyonale sahip değiliz. Dünya ekonomik krizinin yol açtığı felaket- ler artarken, işçilerin en temel, yaşamsal taleplerini iş, iş güvencesi, ücret gibi ve siyasi taleplerini savunacak bir devrimci liderliğe herzamankinden daha fazla ihtiyaç var.

İşçilerin Sesi Gazetesi Eylül 2018

BLOG COMMENTS POWERED BY DISQUS

Facebook'ta İşçilerin Sesi